ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

İpin ucu kaçtı

Çeşme'de garip şeyler oluyor. İzmir'in güzel ilçesinin, en güzel koylarından biri olan Aya Yorgi'de, yıllardır farklı yollardan geçerek yaşanan 'gürültü krizi' artık yeni bir boyuta geçti.
Sonuçta Aya Yorgi, tüm yasal aşamalarını tamamlamış işletmelerin bulunduğu, artık tam bir eğlence alanına dönüşmüş durumda. Bu işletmeler buna yönelik yatırım yaptıkları ve kısa geçen sezonda bu işten ticari bir beklentileri olduğu için, doğal olarak gece çok geç vakitlere kadar açık oluyorlar. Yazacağım konuda, kim haklı, kim haksız boyutunda, yargıçlık yapmak istemiyorum. Ama 'gürültü' krizinin de çivisi çıktı gibi görünüyor. Önce kısaca hatırlayalım:

ARAYA VALİ KIRAÇ GİRDİ
Çelebioğlu Ailesi,
geçtiğimiz günlerde gürültüden rahatsız olduğu gerekçesiyle evlerinin bahçesine 270 bin dolara dev kolonlar kurdurdu. Bu kolonlardan yüksek sesle müzik yayını yapmaya başladı. Araya İzmir Valisi Cahit Kıraç girdi.
Kıraç'ın ricası üzerine Çelebioğlu Ailesi yayını durdurdu.
İşletmeler de hassas davranarak, insanların eğlenmesini engellemeyecek derecede, seslerini biraz daha kıstılar. Ama Çelebioğlu Ailesi kısa bir süre sonra, sorunu yine uzatmaya yöneldi.
Yine onbinlerce dolar harcayarak, evlerinin bahçesine, üzerinde güçlü projektörlerin olduğu 20 metre boyunda bir kule kurdurdular. Birkaç gün önce de ilk deneme başladı.
Saatler gece yarısı ikiyi gösterdiğinde, 20 metrelik kule üzerindeki yüzlerce projektör çalışmaya başladı. Marrakech, Paparazzi başta olmak üzere, bütün işletmeler, eğlenen tatilciler ışık yağmuru altında kaldı. Orada bulunan bir dostumdan dinledim. Manzaranın çok zavallıca olduğunu söyledi. Şimdi konuya sağduyulu yaklaşalım.

HUKUK YOLUNA BAŞVURSUN

Yıllar önce gürültüye karşı direniş başlatan bu ailenin tutumuna, başlangıçta çok sayıda insan, sevgiyle, sempatiyle yaklaşmıştı. Ama zaman içinde o bölge, turizm hareketinin parçası olarak, ciddi bir eğlence alanına dönüştü. Bu işletmelerin hepsi ruhsatlı. Amaçları bilinerek, onlara izin verilmiş. Şurası da bir gerçek ki, o alanda bir ihtiyacı karşılıyorlar. Çünkü, Çeşme'ye gelen binlerce insan, o işletmelerde sabahın ilk ışıklarına kadar eğleniyor. Yani o noktada, ciddi bir turizm hareketi var. Hepsi yasal izinlere sahip. Şimdi hal böyleyken, üstelik işletme sahipleri, aileye çok nazik davranarak, karşılıklı saygı içinde sorunu çözmeye çalışırken; bu ailenin binlerce dolar harcayıp özel ses, ışık sistemleri kurarak, eylem yapması; işletmeleri, o mekanlarda eğlenenleri, çok ciddi şekilde rahatsız etmesi; çok keyfi, hukuk dışı tutum değil mi? Bu aile, eğer hala haklı olduğunu düşünüyorsa, kesinlikle hukuk yoluna başvursun. İşletmeler hatalıysa, uygulamanın nasıl olacağına da, hukuk ve devletin ilgili makamları karar versin. Çünkü eğer Türkiye'de, her önüne gelen, rahatsızlık duyduğu her konuda, karşısındakine böyle hukuk dışı yollar ile yanıt vermeye kalkarsa, burası kısa sürede Patogonya'ya döner.