YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

İşleri güçleri medyumluk

Dilimi mi ısırsam, ne yapsam? Şimdi tutup Star'ın yeni dizisi İşler Güçler'e "Tamamdır, bu dizi olmuş" diyeceğim ama daha önce pek çok kez olduğu gibi üç bölüm sonra yayından kaldırılacak diye korkuyorum. Amaaaan, ne totem yapacağım canım, bildiğimi, gördüğümü yazayım en iyisi...
Eğer mizahın her geçen gün yenilenen, gelişen dilini ıskalarsanız, iyi dizi yazamazsınız.
Sokaktaki gencin geyiğinin, popüler mizah dergisindeki içeriğin uzağına savrulursanız, komedi diziniz tutmaz. Bakın Leyla ile Mecnun'a, Yalan Dünya'ya, işte öyle yapıyorlar.

GERÇEĞİN FANTEZİSİ
Ahmet Kural'ı, Murat Cemcir'i, Sadi Cengiz'i mizaha meraklı olanlar Çalgı Çengi filmiyle tanıdılar. Gerçekten de mizahta rutini bozan, tabuları yıkan, sıradışı bir filmdi. Öyle ki ekip, Cem Yılmaz'ın bile ilgisini çekmiş, desteğini almıştı. İşler Güçler, televizyon sektörünün kamera arkasını anlatıyor. Daha önce de bu konunun yörüngesinde dolaşan komedi dizileri ekrana gelmişti ama İşler Güçler'i onlardan ayıran bir özellik var. İlk başta fantezi sandığınız bir olay, gerçeğe dönüşüveriyor. Gerçek olarak algıladığınızın ise fantezi olduğunu görüp ters köşeye yatıyorsunuz.
Sektörde olan bitenler, Yalan Dünya'da olduğu gibi tamamen karikatürleştirilmiyor. Gerçek dünyanın olaylarına, kişilerine tam 12'den isabetle yapılan göndermeler, insanın izlerken gerçekle bağını koparmamasını sağlıyor. (Engin Altan Düzyatan'ın yapmadığı reklam seslendirmelerine talip olan dublajcı gibi) Karakterler gerçek yaşamdaki kariyerlerini de alay konusu yapmaktan geri durmuyorlar. Ahmet Kural'ın daha önce rol aldığı Gazi'yi yerden yere vurması, Murat Cemcir'in yaptığı dublaj çalışmalarına atfen, sesini ünlülere benzetip "Sesimle para kazanıyorum" demesi, diziye ayrı bir samimiyet duygusu katmış.
Dizi, televizyon sektörünün klişelerine karşı adeta bir başkaldırı da başlattı. Her yönetmenin hata yaptığında sığındığı ilk liman olan "Olsun, montaj masasında düzeltiriz" klişesi gibi mesela... Ben en çok renk ayarını yapmadan çekilen belgeseli, montaj masasında görüp de, "Sanki Avatar çekmişiz.
Gözlüksüz izlenmez bu" demelerine güldüm. Diziye güvenip altına krediyle son model otomobil çeken ama başrol beklediği dizide başkasının rol alacağını gazete haberinden öğrenen oyuncunun trajikomik durumu ise sektörde yaşananlar göz önüne alındığında hiç de abartılı sayılmazdı.

BALOTELLİ MUCİZESİ
Bu arada senaristin müthiş kehanetine de şapka çıkardım. Diziyle aynı anda TRT 1'de yayınlanan İtalya-Almanya maçına atıfta bulunan Sadi Cengiz, "Balotelli'yle konuştum, haberler iyi. İşi ilk 15 dakikada bitirecekler. Herkes bizim diziye dönecek" diyordu. Gerçekten de Balotelli o sırada iki gol atıp, işi bitiriyordu.
Hangi birine şaşıracağıma şaşırdım vallahi...
Senaristin, Balotelli'nin Almanya'yı maçın başında yıkacağını bilmesine mi, günler önce çekilen dizide İtalya'nın yarı final oynayacağını tahmin etmesine mi?
Bence bu ekip, 'işleri güçleri' bıraksın, topluca medyumluğa başlasın!