YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Var mısınız efendiler?

Berat Albayrak dünkü Sabah'ta müthiş bir yazı kaleme aldı. Bütün bir hafta sonu aklımdan ve yüreğimden geçenleri özetledi. Özellikle yazının şu bölümü son derece çarpıcıydı:
"Dünyanın neresinde olursa olsun, herhangi bir insanın hayatı ve değeri, bir diğerininkinden daha önemli değildir.
Günümüzde Ortadoğu'da sıradan bir gün içinde kadın, çocuk, yaşlı demeden öldürülen onlarca sivilin canı da en az Paris'te öldürülenler kadar değerli değil midir?
Dünyada bazı bedenler için yas tutulurken, diğerlerinin sessiz, sakin ve umursanmadan toprağa düşmesini nasıl bir vicdan ile açıklayabiliriz acaba?"
Paris'teki yürüyüş gerçekten de gelecek adına umut vâdediyordu. 50 lideri ve arkalarında yürüyen her dil, din, ırk ve milletten 1.5 milyon kişiyi 'teröre karşı' yürürken görmek; çekilen onca acıyı, içine düşülen onca kaygıyı biraz olsun hafifletiyordu.
Ancaaak...
Ortadoğu'da hemen her gün onlarca kişi acımasızca infaz edilirken, canlı bombalara kurban giderken kol kola girip yürümeyi neden aklınıza getirmediniz a dostlar?
Türkiye terörle dişe diş mücadele verirken 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' deyip üç maymunu oynayanların, hatta teröristlere para, silah ve istihbarat sağlayanlarla iş birliği yaptığı iddia edilenlerin, bumerang dönüp de enselerinde patladığında 'Amannn' demeye ne kadar hakkı var?
Söyleyeceğim çok net: Aynı liderler, hatta daha fazlası; Obama'sı, Putin'i, Şi Cinping'i ile hep beraber Irak'ta, Suriye'de, Filistin'de kol kola girip yürümezse, beni gerçekten barış istediklerine asla inandıramazlar.
Eğer bunu yaparlarsa, tepkilerinin terör olgusuyla yan yana getirilmeye çalışılan İslam'a karşı olmadığına inanabilirim.
Eğer bunu yaparlarsa, dünyanın adım adım din savaşlarına sürüklendiği düşüncesini kafamdan çıkartabilirim.
Nijerya'da 2 bin kişiyi katleden Boko Haram örgütü, 10 yaşındaki çocuğun üstüne bomba bağlayıp pazar yerine gönderdi.
Aklı alınmış o yavru, gözünü kırpmadan fünyenin butonuna basıp 19 kişinin ölümüne sebep oldu.
Eyyy dünyanın gerçek liderleri; sigaraya başlama yaşının 7, uyuşturucuya başlama yaşının 11'e indiğini bir tarafa koydum, 'canlı bomba olma yaşı' 10'a düşmüş, farkında mısınız?
Özgürce yaşamak sadece Paris'in Voltaire Bulvarı'nda haykırılacak bir şey olmaktan çoktan çıktı. Var mısınız kol kola tüm dünyayı adımlamaya?