YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Ver elini Oscar!

Süt, Yumurta, Bal ya da Kırmızı, Beyaz, Mavi filmleri gibi ben de oyunculuk üçlememi tamamladım. Önce Göktaşı adlı tiyatro oyununda oynadım. Ardından ATV'de yayınlanan Annemler Seni Çok Sevecek adlı şaka programında psikopat bir yazarı canlandırarak, ekran oyunculuğuna 'merhaba' dedim ve kişisel üçlememin sonuncusunda, nihayet Mazlum Kuzey filminin konuk oyuncusu olarak beyazperde ile tanıştım.
Önceki gün yapılan galayı dört gözle bekliyordum. Gösterime yarım saat kalana kadar evde Avşar Film'in göndereceğini umduğum limuzini bekledim. Sanırım, trafiğe takılmışlardı. Yoksa böyle yetenekli ve ünlü bir aktörü limuzinle evinden alıp kırmızı halıya taşımayı ihmal etmiş olamazlardı. "Neyse" deyip kamyonetime atlayarak Akmerkez'in yolunu tuttum. Böylece 'kendini kamyonetle galaya taşıyan en mal aktör' olarak adımı sinema tarihine paslı harflerle yazdım. Kıyafetimi kırmızı halıya göre seçmeme rağmen, ortada halı filan yoktu. "Herhalde bana mahcup olmamak için yıkamaya filan götürmüşlerdir" deyip olay çıkarmadan fuayeye geçtim. Muhabir ve kameramanların o sırada Kahtalı Mıçı, Dilber Ay, Özcan Deniz filan gibi amatörlerle ilgilenmesinden yararlanıp izdihama yol açmadan usulca salona süzüldüm.

SADECE KARIM GÜLDÜ
Film başladı. Benim sahnem geldi. Son derece yakışıklı ve karizmatik bir şirket CEO'sunu canlandırıyordum. O sahneye can yoldaşım, sevgili eşimden başkasının gülmemesini ise yeteneğimin seyirci üzerinde yarattığı büyük şoka bağladım. Ama ne yalan söyleyeyim, Avşar Film hakkımı vermişti. Diğer konuk oyuncuların isimlerini perdeye ikişer ikişer yazarken, benim adım koca perdede tek başına belirince, o tapınılası alçakgönüllülüğüm yüzünden yanaklarıma hafif bir al oturduğunu hissettim. Ama filmde sadece 'O da olacak, yakında...' şeklinde tek cümlesi bulunan Erkan Can adlı yeni yetme bir oyuncunun adının önüne 'Ve' ibaresinin yazılmasına doğrusu alınmadım değil... Çünkü senaryoda benim tamı tamına üç uzun cümlem vardı!
Bir başka saygısızlık da Murat Dalkılıç adlı şarkıcıdan geldi. Organ alıp satan tüccar cerrah rolüne bu kadar asılıp inanılmaz performansıyla hepimizi ezmeye hiç mi hiç hakkı yoktu.

ÖDÜLLERİN HABERCİSİ
Filmden sonra arkamızdaki sırada oturan Özcan Deniz'in şahsıma yönelik, "İyiydin be abi... Valla çok iyiydin... Haftaya yurt dışına çıkmam gerekiyor. İki bölümlüğüne benim yerime Kaderimin Yazıldığı Gün'de oynar mısın? Kimse çakmaz vallahi" şeklindeki sözlerini, En İyi Yardımcı Oyuncu'nun Yardımcısı kategorisinde alacağım Altın Ayı ve Oscar'ın habercisi olarak yorumladım...
Filme gelince...
Benim oynamam dışında, seyirciyi cezbedecek fazlaca bir özelliği yok...
Şaka bir yana, Mazlum Kuzey komik film olmuş. Anırta anırta güldürmüyor ama öyle tempolu, öyle sürprizli bir ikinci yarısı var ki, izleyici benim yeteneksizliğimi bile unutuyor!