YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Gerçek 'Şampiyon' filmi

Kim bilir bu sütunlarda kaç kere yazdım, 'Konu senaryo yazmak olunca kimse 'kaderin' eline su dökemez' diye... Kader, bir kez daha eline kalemi aldı ve senaristlerin bile yazmaya cesaret edemeyecekleri kadar dramatik bir hayat hikayesinin altına imzasını attı. Filmin adını ben 'Gerçek Şampiyon' koydum.
1981 yılında ülkemizde vizyona girdiğinde herkesi hüngür hüngür ağlatan 'Şampiyon' filmini hatırlar mısınız? Hani önemsiz maçlara çıkarak hayatını kazanmaya çalışan bir boksör eskisi baba ile onun 6 yaşındaki minik oğlunun hikayesini anlatıyordu. Filmin küçük yıldızı Ricky Schroder, şu minibüslerin arka camına asılan ünlü 'Ağlayan Çocuk' resminden daha çok zihinlere kazınmıştı.
Şampiyon motosikletçimiz Kenan Sofuoğlu'nu kucağında taşıdığı minicik yeşil tabutla haber bülteninde görünce zihnimde o film canlandı. O, bir filmdi; bu, sonuna kadar gerçek... Bu nedenle ismi 'Gerçek Şampiyon' olmalıydı.
Allah kimseyi evlat acısıyla imtihan etmesin. Ama Kenan'ın imtihanlarının sonu gelmiyordu bir türlü. Üç kez dünya şampiyonluğuna ulaşırken, kader onun çıktığı pistlerin üzerine sürekli duvar örüyordu sanki... Çok kısa süre içinde bir ağabeyini trafik kazasında, diğerini motosiklet pistinde yitirmişti.
O acıların üzerine bir de babasını kaybetmenin büyük hüznü çöküvermişti. Yılmadı Kenan... Katlandığı, içine gömdüğü her acının üzerini bir uluslararası başarı ile örtmeye çalıştı. Her geçen gün işine daha çok sarıldı. Genç motosikletçiler onun gibi imkansızlıklar içinde yetişmesinler diye özel pistler kurdu, sponsorluklar sağladı, bilgi ve deneyimini gençlerin emrine verdi. Bu sırada oğlu Hamza dünyaya geldi. Hayat, bir şeyleri alırken, bir başkasını vermek, sonra yeniden aynı döngüyü kurmak için çabalıyordu. Minik Hamza iki aylıkken beyin kanaması geçirdi. Kenan pistteyken eli gidonda, aklı Hamza'daydı. Ve kader, beş yıl içinde dördüncü kez onu sevdiğinden ayırdı...
Söyleyin şimdi bana, hangi 'Şampiyon' filmi daha dramatik?