YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

TRT’ye yakıştı mı?

Her cumartesi olduğu gibi bugün de okurlarımızın eleştiri, yorum ve dileklerine yer veriyoruz. Köşemize düzenli katkı sağlayan okurlarımızdan Sinem Engerekli, 15 Temmuz Konseri'ni yayınlayan TRT'ye hem teşekkür, hem de sitem ediyor:
"Sayın Yüksel Aytuğ, 2 Ekim günü akşam 20.00'de vatanımız için (dolayısıyla bizler için) şehit düşmüş ve gazi olmuş vatanperverlerimizin sevdikleri şarkı ve türkülerin TRT1'de seslendirilmesi, TRT adına sıkı bir hamleydi. Ancak rahatsız olduğum bir husus var.
Günlerce saat 20.00'de yayınlanacağı açıklanan program, dakikalarca süren reklamın ardından takriben 20.20'de ekrana geldi. Devlet kanalının üç kuruş para için defalarca reklam çeviren diğer kanallardan farkı kalmadığını üzülerek gördük. Halbuki, TRT devlet kanalıdır. Devlet yararına işler yapar, reklamlardan gelecek maddi desteğe de ihtiyacı yoktur.
(Kaldı ki, birkaç sene önce sırf bu yüzden reyting sistemine dahil olmadıklarını açıklamışlardı.
Malumunuz, reklam pastasında ciddi paylar almak için güzel reyting almak gerekiyor.) Onlarca dakika izleyiciyle dalga geçercesine reklam yayınlamaları bir devlet kurumunda olması gereken ciddiyete hiç yakışmadı. Tamam, canlı yayın. Tamam, katılması gereken üst seviye protokol var.
Tamam, (bilmiyoruz ama) belki de bunlardan gecikenler oldu; programı geç başlatmak, topu taca atıp zaman geçirmek zorunda kaldılar belki de. (Son durum şahsi tahminimdir.) Yine de o 20 dakikayı reklamla değil; ne bileyim darbe gecesinden özel görüntülerle, darbe nöbetlerinden güzel enstantanelerle, Dombra şarkısı veya Ömer Halisdemir'imizin klibi ile değerlendirebilirlerdi. Bunu da biz mi akıl edeceğiz? Sizden ricam, bu rahatsızlığı lütfen dile getirin. Sadece bu çok 'özel' program için değil, her programında bir devlet kurumu dakik olmalı, izleyicileri para (reklam) karşılığı satmamalı. Çok teşekkürler..."