TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
YÜKSEL AYTUĞ Sabah YÜKSEL AYTUĞ

İşte fıkra Hıncal Ağabey!

Hıncal Ağabey (Uluç), geçen hafta Cem Yılmaz'ın 'Deli Aşk' filminde canlandırdığı ayyaş, paragöz psikiyatr tiplemesinin tepki alacağını söylemem üzerine "Sen bana bir fıkra gönder ki, kimse alınmasın" demişti.
Baktım ki pazar günü fıkra yerine gönderdiğim şiirim onu pek kesmemiş, istediği fıkrayı da yazayım dedim. Ama benim fıkra, kimsenin alınmayacağı değil; aksine, bu ülkenin dış politikasına yön veren herkesin 'alınması' gereken türden:
Afrika ormanlarında kelebeklerin peşine düşen yavru köpek, yolunu kaybetmiş. Bir de bakmış ki bir leopar; arkasında, ona saldırmak için fırsat kolluyor. Minik köpek hemen yerde bulduğu kemik parçalarını kemirmeye başlamış.
Bir yandan da "Off amma da lezzetli leoparmış. Bir tane daha olsa da yesem" diyormuş. Bunu gören leopar, ne olur ne olmaz diyerek saldırmaktan vazgeçmiş. Olup biteni bir ağacın dalından izleyen maymun ise baş düşmanı leopar ile arayı düzeltmek için gördüklerini fırsata çevirmeye karar vermiş. Hemen leoparın yanına gidip, "O köpecik seni kandırdı.
Onun leopar avladığı filan yok" demiş. Leopar da "Vaaaay, bak sen şu uyanığa. Atla sırtıma da şunun dersini verelim" diyerek, tekrar yavru köpeğin peşine düşmüş.
Köpecik bakmış ki bu sefer leopar, sırtında bir maymun ile geliyor; hemen arkasını gelenlere dönüp leoparın duyacağı şekilde söylenmeye başlamış:
"Nerede kaldı bu maymun ya? Akşam yemeği için yeni bir leopar getireceğini söylemişti!" Kıssadan hisse: Dış politikada düşmanları kendi silahıyla vurmak esastır. Biri sizi korkutarak sindirmeye çalışıyorsa, güçsüz olsanız bile kafanızı kullanarak onu alt edebilirsiniz.