YÜKSEL AYTUĞ Sabah YÜKSEL AYTUĞ

Dizinin yıldızı ‘Türk Malı’ değil

En başından söyleyeyim: Star TV'nin bu yeni 'Türk Malı' dizisi tutar. Ama ilk günkü özen, dikkat, espri gücü, sağlam metinler ve muhteşem oyunculuklar korunursa... Zira dizilerimiz son zamanlarda pek tıknefes oldu. O nedenle 'maşallah' demeye ürküyorum, çünkü üç gün zor yaşıyorlar. Çoğunun nefesi yokuşun başına kadar...
Muhteşem iki tiplemeyle karşımıza çıkan sevgili Şafak Sezer de, yıllar sonra acayip komik bir çift olarak izlediğimiz Mehmet Ali Erbil ile Nergis Kumbasar da, neredeyse dizinin lokomotifi olan Hasibe Eren de kusura bakmasın; ilk bölümün yıldızı, Nergis'in kucağındaki sevimli köpek 'Minik'ti. Pek çok izleyici onun gerçek olduğuna inanamadı. Zira animasyon bir pelüş ayı yavrusuna benziyordu.
Baktım ki çevremdeki herkes bu köpeğin cinsini merak edip bir yerlerde bularak satın almaya çalışıyor, ben de bir köpek delisi olarak bu vesileyle onları aydınlatmak istedim.
O sevimli yaratık, Pomerenian'ın bir alt türü olan Boo cinsi.
Bu minyatür köpekler 'tea cup' yani 'çay fincanı' diye tabir edilen en minyatür cinslerden biri. Ama satın alırken ya da evlat edinirken anne-babasını mutlaka görmeniz gerekiyor. Zira safkan değilse, birkaç ay sonra kocaman. sıradan bir Pomerenian sahibi oluyorsunuz. Bazıları da, sıradan Pomerenian olan ve kuaför marifetiyle Boo'lara benzetilen köpekler. Bu nedenle, edinmeden önce seceresini bilmenizde fayda var.
'Türk Malı'nda görüp de Boo edinmek isteyenlere birkaç önemli bilgi daha: Doğalarında bekçilik olduğu için en küçük bir harekette sizi uyarmak ihtiyacı hissediyorlar.
Yani dizide göründüğü kadar sessiz sakin değiller.
Apartmana biri girse basıyorlar yaygarayı. Bir de ısırma eğilimleri olduğundan, küçük çocuklu evler için pek tavsiye edilmiyorlar.
Ayrıca safkan olmayan türlerde ciddi tüy dökme eğilimi var. Ama benim tavsiyem, barınaklara terk edilen köpeklere bir göz atmanız. Orada dış görünüşleriyle olmasa bile duygulu bakışlarıyla sizi kendine aşık edecek pek çok tür var.
Dizinin oyuncularından bir kez daha özür diliyorum, onları bırakıp bu dört ayaklı mesai arkadaşlarına bunca yer ayırdığım için. Ama ne yapayım... 'Minik', bizim milleti büyülemiş bir kere...