TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
YÜKSEL AYTUĞ Sabah YÜKSEL AYTUĞ

Allah’ıma binlerce şükür...

Cumartesi sabahı Hıncal Ağabey'den (Uluç) mesaj geldi. Diyordu ki; "Bugün harikalar yaratmışsın. Hele atlet kızın lafı. Ağlattın beni."
Dönüp tekrar bizim 'Ne Demiş?' kutusundaki lafı okudum. Show TV'nin haber bülteninde röportaj yapılan Tekerlekli Sandalye Milli Takımı atletlerinden Tuğçe Akgün'e muhabir "En çok neyi özledin?" diye sormuştu. Trafik kazasında bacaklarını yitiren Tuğçe de hiç düşünmeden yanıt vermişti: "En çok ayak seslerimi özlüyorum..."
Fark ettim ki, Hıncal Ağabey'i ağlatan bu cümle, bizim 'Ne Demiş?' kutusunun içine sığacak gibi değil. Üzerinde biraz daha kalem oynatmaya karar verdim.
İnsan, Allah'ın ona bahşettiği nimetlerin değerini ancak onları kaybettiğinde anlıyor. Allah kimseyi böyle bir sınava tabi tutmasın. Ayak sesi... Hangimiz ayak sesimizin aslında tek başına bir 'şükür konusu' olduğunun farkındayız ki! Örneğin; ağız şapırdatmak kötüdür, nezaketsiz bir davranış olarak bilinir. Ama şu an hastane odasında sadece midesine daldırılan bir boruyla beslenenleri düşünün. Kim bilir ne kadar özlemişlerdir ağızlarının şapırtısını değil mi!
Bu yazı biter bitmez kendimi sokağa atıp yürüyecek, yürüyecek, yürüyeceğim. Hem de rap rap... Hem de şükür dualarıyla...