YÜKSEL AYTUĞ Sabah YÜKSEL AYTUĞ

Ne oldu o şoföre?

Haberlerde izlerken gözlerime inanamadım. Bir haber görüntüsü değil, sanki korku filminden alınmış bir sahneydi. Kocaeli'deki İzmit Otogarı kavşağında kırmızı ışık yanmış. Herkes ışığın yeşile dönmesini bekliyor. Hafriyat kamyonu yeşille birlikte hareket ediyor ve önünde beklemekte olan siyah otomobili sürüklemeye başlıyor. Arkada oturan anne Pınar Azaklı, dehşete kapıldığı için sekiz aylık yavrusu Miray'ı alıp arka kapıyı açarak aşağı inmeye kalkıyor. Kamyon durmuyor. Her ikisini de altına alıp ezerek feci şekilde öldürüyor.
Kamyonun şoförü Yavuz E.Ş. ilk ifadesinde "Aracı görmedim" demiş. Yahu nasıl olur? İnsan kırmızı ışıkta, önünde bekleyen koca otomobili nasıl görmez? Hadi diyelim ki dalgınlıkla çarptın, nasıl frene basmaz da o otomobili saniyeler boyunca sürüklersin? Hayatını kurtarmak için kendini dışarıya atan anne ve çocuğunun üzerinden nasıl geçersin? Bunun adı kaza değil, resmen cinayet... Adam kamyon kullanmıyor da sanki kan davasının öcünü alıyor...
Eğer haberlerde izlemediyseniz, lütfen bir internet arama motoruna kurbanların ismini yazarak, o görüntülere ulaşın. Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Tabii yüreğiniz elverirse...
Olayın üzerinden tam beş gün geçti. Bekledim ki birileri haberin takibini yapsın. O şoför tutuklandı mı, yoksa pek çok olayda olduğu gibi serbest mi kaldı? Hakim ne kadar ceza istedi? Yok, hiçbir haber yok... Biz eğer trafik canilerinin önüne medya olarak dikilip adalet mekanizmasını ve vicdanları harekete geçirmezsek, bu trafik terörüyle asla baş edemeyiz.
Ben bu satırları yazarken, gözüm ekrandaki bir başka trafik magandası haberine ilişti. Samsun'da dört servis minibüsü bir kavşakta drift (aracın arkasını kaydırarak yapılan yarış) yapmış. Koca minibüslerle akan trafiği tehlikeye düşürdüklerine aldırmadan hızla dönüp durmuşlar. İçlerinden birinin şoförü inip trafiği durdurmuş. Diğerleri alınan bu emniyet tedbiri (!) üzerine hızlarını daha da artırmış, çok daha tehlikeli numaralar yapmaya başlamış...
Haberde yine sürücülerin akıbetiyle ilgili bir ayrıntı yoktu. Oysa görüntülerde plakalar kabak gibi ortadaydı. Bakalım çocuklarımızın canını emanet ettiğimiz bu sorumsuz kişiler hakkında birileri harekete geçecek mi?
Merakla bekliyorum...