YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Yaşayın gençler!

Gülmek bize çok yakışıyor. Siyasetle, terörle, trafik kazaları ve afetlerle asılan yüzümüz, nihayet bir gece içinde gelen iki zaferle güldü. Futbolda grup lideri Hırvatistan'ı yenerken de, basketbolda Belçika'dan son 16 vizesini alırken de dudağımızın kenarına tebessümleri konduranlar gençlerdi. A Milli Futbol Takımı'mız, tarihinin en kritik maçlarından birinde güçlü Hırvatistan'ı yenerken Çağlar'ı, Kaan Ayhan'ı, Emre Mor'u büyük bir keyifle izledim. Basketbol Milli Takımı'mızı Belçika karşısında zafere taşıyanlar da yine gençlerdi. Kenan, Melih, Furkan ve Cedi Osman'ı hem keyifle, hem gururla izledim.
Peki futbolda ve basketbolda gençlerimize yeterince fırsat verebiliyor muyuz? Yanıtım kocaman bir 'Hayır' olacak. Hep yazdım, yazmaya da devam edeceğim. Hem futbolda, hem basketbolda yabancı oyuncu kısıtlamasının kalkması, sporumuza büyük bir darbedir. Ben milyon dolarları cebe indirip Türkiye'ye süper emekliliğini yaşamaya gelmiş veteranlar yerine, sahalarda ve salonlarda bizim gençlerimizi görmek istiyorum. Yabancılar yüzünden yedek kulübelerinin ve banch'lerin tozunu almak zorunda kalan gençlerimiz, 'fırsat bulduklarında' bakın nasıl da harikalar yaratıyorlar. Milyon dolarları yabancı futbolcu simsarlarının eline sayacağımıza altyapı tesislerine yatırsak neler olacağını, salı akşamı milletçe gördük, yaşadık. Yabancı oyuncu kısıtlaması mutlaka yeniden getirilmeli.
Bu arada milli maça mükemmel ev sahipliği yapan, tribüne 'yüreğini' koyan, en az sahadakiler kadar nefes tüketip gençleri ateşleyerek zaferin başlıca mimarı olan muhteşem Eskişehir seyircisinin önünde saygı ve minnetle eğiliyorum. Eskişehir artık 'öğrenci şehri' değil, resmen 'milli maç şehri'dir.