YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

İddia ile töhmet nasıl karıştı?

Geçen hafta herkes, Seda Sayan ve Uğur Arslan'ın Artık Susma programındaki müthiş iddiayı konuştu. Programa katılan 1974 doğumlu Murat Şar, Yeşilçam yıldızı olduğunu iddia ettiği annesini arıyordu.
Yayına telefon bağlantısıyla katılan ünlü söz yazarı Mehmet Yüzüak ise bu iddiayı destekleyerek, "Ben araştırdım. Şok olacak Türkiye! Bu isim hem manken hem fotomodel hem Türkiye güzeli. Yeşilçam'ın çok ünlü bir ismi. Bana söylenen, çok dev isim" dedi.
Ben bu yazıyı cuma sabahı kaleme alıyorum. Şu dakikaya kadar o isim henüz programda açıklanmadı. Ancak özellikle sanal alemde herkes birilerini işaret etmeye başladı.
Adı geçenler arasında Yeşilçam'ın dev isimleri olunca; Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Hale Soygazi ve Filiz Akın'ın menajeri ve basın danışmanı Bircan Silan isyan ederek, "Türk sinemasının saygıdeğer hanımefendileri zan altında bırakılıyor. Bu kabul edilemez" açıklamasını yaptı.
Silan, "Bu yayında konuyla ilgisi olmayan sanatçılarımızın isimleri bir reyting aracı olarak kullanılmaya ve istismar edilmeye devam ederse derhal hukuki işlem başlatacağımızı ifade ettik" dedi.
Bu arada Nebahat Çehre, "Derhal bu saçmalığa son verin ve ismimi böyle bir konunun içine dahil etmekten vazgeçin. Yoksa mahkemeye gideceğim" şeklinde konuşurken, Yeşilçam'ın bir başka ünlü ismi Hale Soygazi de tepkisini sosyal medya hesabından "Yorumlarınızı kapatın diyen takipçilerimin tavsiyelerini dinliyorum ve en ufak bir ilgimin olmadığı bir konuyla ilgili hasta ruhlu insanların tacizine son veriyorum. Sevgiler" şeklinde dile getirdi.
'İddia' ayrı, 'töhmet altında bırakmak' ayrı şeydir. Eğer bir iddia; belgelere dayanmadan, isim vermeden, sadece siluet çizerek ortaya atılırsa, o siluete uygun pek çok günahsızı töhmet altında bırakır, onların günahını alır. Eğer 'iddia' adı altında reyting denizine olta daldırmak ekranlarda bir 'yöntem' haline gelirse, vay halimize...