YÜKSEL AYTUĞ YÜKSEL AYTUĞ

Ah şu gurmeler!

Geçen hafta iki ayrı dizide 'gurme' diye bildiğimiz yemek yazarları başroldeydi.
Kanal D'deki 'Sevda'nın Bahçesi' dizisinde yeni açılan restoranı ziyarete giden burnu havada yazarımız, yemekleri restoran sahibinin yapmadığından şüphelendi.
Otomobilinde gizlenip restoranı uzaktan gözledi.
Bütün yemekleri kendisinin yaptığını iddia eden restoran sahibi 'Aylin'in iş yerinde olmadığı zamanlar yemeklerin çıktığını tespit etti.
Sonra bir gün ansızın baskın yaparak, kazık bir Osmanlı yemeği sipariş edip olan biteni gözlemlemeye başladı.
Neyse ki bizim 'Sevda' (Sibel Can), minibüsten telefonla 'kavun dolması' tarifi verip işletmeyi ve sahibini 'ipten' aldı.
Star TV'deki 'Dolunay' dizisinde de bir gurmenin restoran ziyareti haftaya damgasını vurdu. Ekip, yazarın gelişiyle birlikte büyük bir panik yaşadı. Ancak özenle yaptıkları yemeğe, kötü niyetli garson fazladan tuz ektiği için sınavdan geçemediler.
Yazarın köşesinde kaleme aldığı kötüleyici yazı yüzünden itibarlarını yitirdiler.
Gazetecilik, hava kontrol memurluğu filan hikaye...
Bana göre gurmeler yüzünden en stresli meslek, restoran işletmeciliği ya da aşçılık oldu. Baksanıza, restoranların tüm kaderi bir gurmenin iki dudağı arasında. Bu arada 'Dolunay' dizisindeki kadın garsonun, gurme gittikten sonra arkasından söylediğini de not aldım:
'Hay diline tükürdüğüm...'