ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Yok yere ölüm!

Samsun'da sel geldi, insanı götürdü. Fotoğrafları siz de görmüşsünüzdür.
Bu devirde, böyle bir ölüm, sudan ölüm... Evet, insan doğanın karşısında çaresiz ama insanın hiç mi suçu yok?
İstanbul'da adım başı dikilen yüksek binaları gördükçe, hep şu soruyu soruyorum: Bu evleri yapıyoruz ama gidilecek yol olmadıktan sonra neye yarar? Neye yarar kentsel dönüşüm? Neye yarar bu gelişim, eğer bir şehir planlaması yoksa. Sadece ev yapmayı düşünüp altyapıya önem vermezseniz, neye yarar?
Samsun'daki facia görüntülerin, bir binanın zemin katından çekip aldıkları ceset torbasını o pis suların içinde götüren görevlileri hiç unutmayacağım.
Bunun adı çaresizlik mi?
Değil.
Dün gazetemizde okudunuz.70 metrelik yatağında kendi halinde akan Mert Irmağı, imar için 20 metreye sıkıştırılınca, facia gelmiş.
Yani dere kabına sığamamış. Üstelik en çok zararı, ırmak yanına inşa edilen TOKİ konutları görmüş.
Bu olayda zarar gören, yakınlarını kaybeden ailelere; neyi, nasıl anlatacaksınız? Sorulacak sorulara var mı bir yanıtınız?
"Orada eskiden gecekondular vardı. Biz bu konutları yaparak daha vahim olayların önüne geçtik" demek kimin vicdanını rahatlatır?
Aklınız alıyor mu bunu?