FUNDA KARAYEL FUNDA KARAYEL

'Bu kadar da şanssızlık olmaz' dedirten film: 'Mazlum Kuzey'

Toprağın Çocukları' filmiyle tanıdığımız başarılı yönetmen Ali Adnan Özgür, çok farklı bir komedi filmiyle karşımızda.
'Mazlum Kuzey', seyirciye yabancı gelmeyecek, basit ve bilindik bir öyküye sahip. Hikayede finale kadar süren birçok sürpriz var. Ancak film değişik bir komedi anlayışına sahip; izleyiciyi ara ara güldürürken, kahkahayı son dakikaya saklamalarını sağlıyor.
Filmin komik olmasında en büyük pay muhakkak ki, hikayenin yaratıcısı Önder Açıkbaş'a ait. Bazı sahnelerde gülerken ipin ucunu kaçırıp 'Ay sinirlerim bozuldu' diyebilirsiniz. Unutmayın, entelektüel kimliklerinizi bir kenara bırakarak salona girerseniz, epey kahkaha atabilirsiniz.
Ne demiş Charlie Chaplin: "Bir filmi anlamak için entelektüel birikim gerekmez. Bir filmi herkes anlayabilir, sinema herkes içindir."
Bu arada 'Mazlum Kuzey'de; sevilen şarkıcı Murat Dalkılıç, filmin en dikkat çeken karakterlerinden birini canlandırıyor. Eminim ki pek çok kişi, Dalkılıç'ın oyunculuğunu eleştirmek için fırsat kollamıştır ancak bilmelerini isterim ki, kendisi Beykent Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunudur.
Bence Dalkılıç, canlandırdığı kötü doktor karakterinin altından son derece başarıyla kalkmış. Kötü adam karakterinin olmazsa olmazı ses ve bakıştır. Dalkılıç, belli ki rolü üzerine çalışmış. Çünkü sesi ve bakışları kötü karaktere son derece uygundu.

'ÇILGIN DERSANE 4'TEN GÖNDERMELER


Türk sinemasında yabancı filmlere gönderme yapmak son dönemde moda oldu. Geçtiğimiz hafta vizyona giren 'Bana Masal Anlatma'nın, '300 Spartalı'ya gönderme yaptığı sahne çok konuşulmuştu. Bu hafta da 'Çılgın Dersane 4'ün birçok yabancı filme yaptığı gönderme çok konuşulacak.
Filmde iddialı Hollywood yapımlarından 'Çığlık', 'Teksas Katliamı', 'Altıncı His' ve 'Chucky'ye göndermeler yapılıyor.

SİNE ANKET

GÜRKAN UYGUN


'Bana Masal Anlatma' isimli filmde bir minibüs şoförünü canlandıran Gürkan Uygun, filmle ve dizi sektörüyle ilgili konuştu...
'Bana Masal Anlatma'yı diğer romantik komedi filmlerinden ayıran ne sizce?
Fantastik bir komedi ve samimi bir mahalle hikayesi olması...
Minibüs şoförünü canlandırmak sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Benim için her rol bir deneyimdir ve hepsinin değeri ayrıdır. Hepsinin keyfi ve oyuncuya kattıkları başka başkadır; çalışmalarınızda birçok farklı hayatı gözlemleyip bir parçada olsa yaşamış oluyorsunuz. Minibüs şoförü olmak birkaç günlüğüne de olsa güzel oldu tabii...
Günümüz sinemasının eksiği senaryo mu, oyuncu seçimi mi, yönetmen mi sizce?
Sanıyorum eksiği değil fazlası var. Şu sıralar neredeyse herkes sinema filmi çekebileceğini düşünüyor, tıpkı herkesin her şeyi yapabileceğini düşünmesi gibi... Herkes kendisini yapımcı, senarist, oyuncu ve yönetmen sanıyor.
Yaptığınız işi izleyici beğenmiyorsa sorun kimdedir?
Elbette ki sorun işi yapanlardadır diye düşünüyorum. Anlatabiliyorsanız sorun olmaz zaten.
Çalışmaktan en keyif aldığınız yönetmen hangisiydi?
Her yönetmenin tarzı, çalışma biçimi farklıdır ve sizin de hepsinden yeni ve farklı kazanımlarınız olur. Kısacası benim için hepsi değerli yönetmenlerdi.
Dizi sektörünün durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk aklıma gelenler; gereksiz uzunluktan kaynaklanan çalışma koşullarının zorluğu, tekrarlarla gelen kalitesiz hikayeler ve fabrikasyon çekimler.
Dijital teknolojinin hızla gelişmesi sizce sinemacının özgürleşmesi ve üretimin yaygınlaşması açısından nasıl bir etki yapar?
Bu gelişimin etkilerini halihazırda yaşıyoruz sanırım.
Dünyanın öbür ucunda herhangi birinin yaptığı bir eseri görmek istediğiniz anda, bunu elinizdeki telefondan bile yapabilmek çok büyük bir lüks... Dünya artık parmağımızın ucunda.

SİZCE NE İFADE EDİYOR?

Burak Aksak: Fantastik
Çakallarla Dans: Murat Şeker
Deli Yürek: Şans
Gişe: Tiyatro
Aşk: Ailem