FUNDA KARAYEL FUNDA KARAYEL

Ramazan’ın manevi coşkusu Sultanahmet’te

Ramazan ayı, İstanbul'un her bir köşesinde ayrı güzellikte yaşanıyor. Manevi değeri yüksek bu ayda İstanbulluların yoğun ilgi gösterdiği tarihi Sultanahmet Meydanı, bu yıl da Asırlık Tatlar ve Sanatlar Çarşısı'na evsahipliği yapıyor. Unutulmaya yüz tutmuş eski mesleklerin neredeyse hepsi bu çarşıda yer alıyor. Ben de geçmişi eskiye dayanan sanatların inceliklerini maharetli ellerden görme ve öğrenme şansına sahip oldum. Bastondan şalın yapım aşamasına, yüzük boyamasından Osmanlı usulü şerbet yapımına kadar eşsiz deneyimler yaşadım.

ŞERBETE İLGİ VAR
Sultanahmet Çarşısı'nda tartışmasız en çok ilgiyi, Osmanlı şerbetlerinin yer aldığı standlar görüyor. Şerbet; Ramazan ayında hem sindirime yardımcı oluyor, hem de vücuttaki sıvı/ şeker dengesini sağlıyormuş. O yüzden 'Osmanlı şerbeti' deyip geçmeyin; mutlaka için!

BİR SAATTE ŞAL YAPILIYOR
Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş mesleklerinden dokumacılık; sanki bu ilgisizliğe ve gerilemeye son vermek için çarşıdaki yerini almış. El tezgahında yapılan dokuma şallar, ziyaretçilerin hemen ilgisini çekiyor. Şalın yapımını izlerken kendimi bir anda şal dokurken buluyorum. Böyle meslekler unutulmamalı, aksine daha da kıymetlenmeli. Vallahi, dokuma yaparken insanın aklına başka bir şey gelmiyor. Tam konsantre şal yapmaya odaklanıp günün stresini manevi huzurla atıyorum.

TOPBAŞ'IN ANLAMLI HEDİYESİ
İki genci yüzük ve kolye boyarken görüp "Ne oluyor burada!" diyerek hemen yanlarına gidiyorum. "Resim yapıyoruz" diyorlar, çok kolay bir meslekten bahseder gibi... Yahu bu sanat zordur, kolay mı kocaman insan yüzlerini küçücük yüzüğe, kolyeye sığdırmak! Bir yüzük gösteriyorlar ki, benim tezi komple çürütecek cinsten.. Yüzüğe hem Beşiktaş'ın amblemi kartalı, hem de yeni stadı sığdırıp üstelik siyah beyaz yapmışlar. Yapmışlar da yapmışlar anlayacağınız.
Yüzük, Fikret Orman'a hediye gidecekmiş. Umarım bu yüzük, Fikret Orman'ın eline yazı yayınlanmadan önce gider de hediyenin sürprizi kaçmaz.
Yüzükleri incelerken bir yüzük daha gözüme çarptı. O da ne! Nefis bir İstanbul manzarası üzerinde tanıdık bir yüz var. Bu yüzük de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş için yapılmış. Yüzüğü boyayan çocuklar, eşinin Topbaş'a hediye olarak yaptırdığını söyledi. İstanbul silueti ve Topbaş'ın resmiyle ortaya inanılmaz bir yüzük çıkmış. Bu sanatı başarıyla yapanları ve böyle anlamlı hediyeleri düşünenleri ayrıca tebrik etmek gerek.

FAVORİM İSTANBUL HALK EKMEK
İstanbul Halk Ekmek (İHE) standında herkesin tatması için ekmek cipsleri ikram ediliyordu. Ben de hemen çeşit çeşit cipsleri tatmaya başladım. Sarımsaklı, fesleğenli ve biberli ekmek cipslerine ayrı ayrı bayıldım; cipslerin ikram edildiği tabaklar boş kaldı. 'Ben bu güzel cipsleri neden fark etmedim!' diye hayıflanırken standta çalışan Ahmet Ağabey "Ekmeklerin sahibi sizsiniz" dedi. "Allah allah! O ne demek şimdi Ahmet Ağabey" deyince açıkladı: "Yani ekmekler, tüm İstanbullunun ekmekleri demek istedim." O öyle deyince ben de "İyi madem, alıp gideyim bütün ekmekleri" dedim. Ben şaka yapmıştım ama o bayağı ciddiydi. Bana "Alın tabii" diyerek cevap verdi. Şimdi böyle çalışan bir insan varken karşınızda, siz olsanız ekmek almaz mısınız, insanın bütün standı alası gelir. Tüm markaların müşteri memnuniyet dersini, Ramazan ayı bitmeden İstanbul Halk Ekmek standından almalarını tavsiye ederim.

BASTON İŞİ, SABIR İŞİ!
Allah herkese baston sabrı versin. O ne zor zanaattir! İşin ustası Tansel Işık'ın yanındayım, önce bastonun yapılışını izliyorum; dışarıdan bakınca çok kolay gibi görünüyor ama hiç de değil. İlk denemeyi yapmak için zımparayı elime alıyorum. Öncelikle çalışacağımız yüzeyi kusursuz hale getirmemiz gerekiyor ki, vernikleme işlemine geçebilesiniz. Ama yok, ben bu kadar sabırlı bir insan değilim, tez canlıyım. Hemen yan standa geçiyorum. Orada da baston koleksiyonunu görüyorum. Bastonların fiyatı bin liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor. Bence o baston, sabrına paha biçilmemeli. Yolunuz düşerse Asırlık Tatlar ve Sanatlar Çarşısı'na uğramadan geçmeyin. Hayırlı Ramazanlar.