FUNDA KARAYEL FUNDA KARAYEL

‘Ruh hali kötü olanlar albüm yapmasın’

Can Bonomo; günde yedi saat uyuyor, haftada dört-beş gün spor yapıyor. Spor için “Önemli; mutlaka yapmak gerek” diyor. En sevdiği yemek, makarna. Aksesuvarları çok seviyor, özellikle de yüzükleri.

KısaKes Kısa Film Festivali, bu yıl 101 ülkeden bin 470 film başvurusu alarak bir rekora imza attı. Kısa filmleri sanatseverlerle buluşturan festival, Can Bonomo'nun resim sergisine de evsahipliği yaptı.
Ünlü müzisyen; ilk kişisel sergisi 'Anachronismus'ta, popüler ögeleri bulundukları zaman diliminden çıkarıp kendi kurguladığı bir zamana getirerek, zaman kavramını tiye alıyor.
Bonomo ile Ortaköy Yetimhanesi'nde buluşup biraz sanattan, biraz müzikten, biraz da delilikten konuştuk...
Zamanla ne derdiniz var?
Zamanla bir derdim yok; hem zaman var mı ki? Zaman lineer bir fonksiyon; nerede başladığını kesin bilmiyoruz, hep ileri gidiyor. Kavramsal olarak zaman ne anlama geliyor, bilmiyoruz.
Saati ölçebilen şey, hâlâ saatin kendisi. Çok kafa karıştırıcı bir konsept ama tema bana eğlenceli geldi. O yüzden böyle bir şey yapmak istedim.

'BU DELİ NE YAPMIŞ?' DEDİLER
Resimlerinizi yaparken nelerden yola çıktınız?
Kendinizi rahatlatmak için hobilere ihtiyacınız vardır. Resim, benim için bir hobi. Çok düşünmeden yapıyorum çünkü bunlar planlı bir eforun ürünü değil. Bir şekilde kendi kendilerine ortaya çıktılar. Ben üçüncü albümün sözlerini yazarken, bir yandan kafa dağıtmak için resim yapıyordum.
Sonuçta çok fazla resim oldu. Yazdığım şarkılarla ve şiirlerle örtüşen şeyler vardı resimlerimde. Çok içime sindi, bu yüzden insanlara da göstermek istedim
Nasıl yorumlar aldınız peki?
Çok güzel tepkiler aldım. Herkes 'Bu deli çocuk yine neler yapmış?' dedi. Diğer yaptığım şeylere dedikleri gibi... (Gülüyor)
Niye deli diyorlar size?
Bu, benim için iyi bir şey çünkü üzerimde bir baskı yok. 'Kendimle sürekli yarış halinde olmalıyım' baskısını hafifletiyor.

HER ŞEY BİRAZ DELİLİKTİR
Şiir kitabınızın adı 'Delirmek Belirmektir'... Zaman kavramının dışında resimlerde var mı bir delilik?
Enteresan olan; her şey biraz delilik bence. Ben de onun üzerine gidiyorum. Bir şeyin içindeki deliliği ortaya çıkardığım zaman, parlıyor o! 'Haydi bir delilik yapalım' kavramı buradan geliyor zaten. Haydi bir parlayalım, gelin değişik bir şey yapalım ve bu bize eğlence ya da başarı olarak geri dönsün.
Sosyal medyada gençler en çok Can Bonomo şiirlerini paylaşıyor bu ara...
Yaptığımız işin ödülleri bunlar. Her şey aslında küçücük bir yazıhanede, dört duvar arasında kaygıyla ortaya çıkıyor. İş şekillendikçe o kaygılar azalmaya başlıyor. Beğenince paylaşıyorsunuz, sonra başkaları tarafından beğeniliyor ve paylaşılıyor. Tam bitirmeden kimseyle paylaşmıyorum.
Silip baştan yazmak, yaptığım işin fıtratında var. 50 sayfa yazı yazdıysam o gün, siz sadece dört cümlesini okuyorsunuz.
Aşk şiirleri nasıl ortaya çıkıyor?
Yaşanmışlıklardan ortaya çıksa, dramatik bir günlük olurdu. Kurgu yani aslında...
Beslendiğiniz bir şey yok mu?
Her şey besliyor beni ama mutsuzluktan daha fazla besleniyorum diyemem.
O bir klişe zaten...
'Bu besteler mutsuzluğumdan çıktı ortaya...' Öyle şey olur mu! Zaten o zaman sen ruh hastalığını, kar amacı için kullanıyorsun ve kendine işkence ediyorsun. Senin aslında doktora gitmen gerek, albüm yapmaman lazım çünkü sen iyi değilsin, sorunun var. Mutsuzluk, güzel besteler yaptırmasın. Sadece sanat için değil; sorunlu ruh haliyle hiçbir iş olmaz. Optimumda olmak, her zaman her işte iyidir.
Genç ve başarılı bir şair olarak gençlere ne önerirsiniz?
Reçetesi yok bunun aslında. Muhteşem bir edebiyatımız var; buna sahip çıksınlar, çok okusunlar ve çok yazsınlar. 'Ben şiire değer veriyorum ama yazmıyorum' diyorsanız, şu -de ve -da'yı ayrı yazmayı bir öğrenelim artık derim. Kendi dilimizi düzgün konuşmayı öğrenelim.
Müzik, şiir, resim... Bizi şaşırtacağınız başka bir iş var mı ?
Yeni albüm için çalışıyoruz şu an. Daha büyük bir müzik yaptık bu albümde; elektronik var, epey hareketli. Bu albümde biraz bağırıp çağırmak istedik. Bu yıl enerjiler sıkıştı; bu da agresiflik yapıyor. Biz de bu albümde bağıralım, çağıralım, deşarj olalım dedik. Nameli şeyler söylemek istemedim bu kez. Albüm dışında bir tiyatro oyunu uyarladım, yönetmenliğini de ben yapacağım. Heyecanlıyım... Craft Tiyatro'da sahnelenecek. Ters köşe olarak o var bir tek.
Tiyatro yönetmenliğinden sonra film yönetmeyi de düşünüyor musunuz peki?
Sinema mezunuyum ve sinemayla ilgili bir şey yapmayı çok istiyorum ama bu iş için okula dönüp master yapmak istiyorum. Kendimi henüz tam olarak güvende hissetmiyorum galiba. Yönetmenlik ağır bir şapka; onu taşıyabilir miyim, şu an bilmiyorum.