DR. ECE HATTAT

Klima susuzluk hissini artırabilir

Eskiden oruç tutarken susamazdım. Şimdi sürekli klimayı çalıştırsam da susuyorum. Ne yapılabilir? F.H./ İstanbul
Klimalar; bulunduğunuz yerdeki ısı, nem, hava kalitesi ve hava akımını düzenleyerek gerçekten de sıcak çarpması ve terleme şikayetlerini azaltır. Özellikle nem seviyesinin aşırı yüksek olduğu günlerde, mekan içi nem seviyesinin düşmesine yardımcı olur.

ODADA 1 BARDAK SU
Ancak uzun süreli kullanımlarda; nemin azalması susuzluk hissinizi arttırabilir. Bu durum özellikle oruç tutanlar için zor bir hal alır. İş, araba ve evinizde sürekli klima kullanıyorsanız, iftar sonrasında su içmeye ayrı bir özen gösterin. Gece uyurken klimayı uyku moduna getirin ve birkaç saat sonra otomatik olarak kapanmasını sağlayın. Klima açık uyuyacaksanız da odanızda ağzı açık bir bardak su bulundurun. Böylece odanızdaki nem seviyesini korumuş olursunuz. Şikayetiniz sürerse mutlaka bir hekime başvurun. Şeker hastalığı veya reflü gibi bir probleminizin olup olmadığını kontrol ettirin.

Multivitaminler enerjinizi korur
Oruç tutarken kendimi çok yorgun hissediyorum. Alışırım dedim ama şikayetler geçmiyor. Ne önerirsiniz? K.R./ Bartın
Eğer yeterli ve dengeli besleniyorsanız, ek olarak bir multivitamin almanıza gerek yoktur. Ancak çoğu kişi günlük yaşamda böyle bir beslenme planını uygulamakta zorlanır. Ayrıca yaz günlerinde terleme ile birlikte vücuttan mineral kaybı da olur. Bunlara oruçla değişen beslenme tarzını da eklerseniz, en azından Ramazan boyunca bir multivitamin desteği almanız faydalı olacaktır. Doğal maden suyu da mineral desteği almak için iyi bir seçenektir. Kalsiyum, magnezyum, çinko, B vitaminleri, Coenzim Q10 gibi destekler de; halsizlik, yorgunluk, unutkanlık, sinirlilik ve konsantrasyon azalmasında faydalıdır.

Kalbinizi ihmal etmeyin
63 yaşındayım. Kalple ilgili şikayetim yok ama eşim tarama yaptırmam gerektiğini söylüyor. Gerek var mı? N.Ş/ Eskişehir
Geçtiğimiz günlerde Kalp-Damar Bilgisayarlı Tomografi Birliği'nin yıllık toplantısında; yaklaşık 20 bin kişiyi takip eden yeni bir çalışmanın sonuçları yayınlandı. Buna göre; nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi şikayetler yaşamayan kişilerde de damar tıkanıklığı riski yüksek seyrediyor. Hatta araştırma, kalp şikayeti yaşamayan her dört kişiden birinde, yüzde 50'den fazla damar tıkanıklığı bulunduğunu ortaya koydu. Bu risk erkeklerde kadınlara göre tam üç kat fazla görülüyor. Dolayısıyla ailenizde kalp öyküsü olmasa veya herhangi bir kalp problemi yaşamasanız da mutlaka kontrollerinizi yaptırın. Kan testleri, stres testi veya kalsiyum skorlama testi ile ilgili de mutlaka hekiminize danışın.