İDİL ÇİMRİN İDİL ÇİMRİN

Patlıcanlı eşsiz sofralar

Herkese merhabalar. İdilika'nın Mutfağı'nda bugün, Türk yemek kültürünün vazgeçilmezi olan patlıcanlı tariflere yer veriyorum. Malum yaz mevsiminin tam ortasındayız, patlıcan raflarda en güzel ve en ekonomik yerini almış durumda... O vakit ne zamandır beklettiğim patlıcanlı enfes tarifleri paylaşma zamanı geldi. Körpecik patlıcanlar ile hazırlanan patlıcan reçelini, bu defa sizler için pişirdim. Diğer yandan Yahudi mutfağının en meşhur yemeklerinden biri olan rulikos de berenjena, yani patlıcan rulo, bence yemeklerin şahıdır ve enteresan bir şekilde bizim islim kebabına fazlasıyla benzer. Son olarak ise yaz mevsiminde hemen hemen her misafir soframda ara sıcak olarak hazırladığım, bazen un ile bazen de nişasta ile kıvam verdiğim ancak illa ki hellim içeren peynirli patlıcan var. Anlayacağınız leziz mi leziz bir mönümüz var bugün...

PATLICANI TANIYALIM
Mavi sebzeler denilince akla gelen ilk isim elbette patlıcan oluyor. Patlıcan bitkisinin tohumları, meyve etinin içine yerleşmiş durumda küçük, hafif yassı ve parlak sarımtırak kahverengidir. Sıcak iklim sebzesidir. Soğuk havayı sevmez. Tropik bölgelerde çok yıllık bitki özelliği gösterirken, bu kuşağın dışındaki iklim kuşaklarında tek yıllıktır.
Türk mutfağının vazgeçilmezleri arasında olan patlıcan, doyurucu bir özelliğe sahip olduğu için vejetaryen kesim tarafından yaygın olarak tüketilmektedir. Patlıcanın sağlığa faydaları çok fazladır ayrıca kendine has bir tadı vardır. Patlıcanda bulunan vitaminler A, C, E ve K vitaminleridir, ayrıca magnezyum, potasyum kalsiyum, karbonhidrat, sodyum ve manganez açısından da çok zengin bir besin kaynağıdır. Özellikle A vitamini bakımından çok zengin olan patlıcan, bu sayede birçok hastalığa şifa olur.

NEREDEN NEREYE?
Patlıcanın anavatanı Hindistan'dır, beşinci yüzyıldan beri Çin'de ve Hindistan'da yetiştiriliyormuş. Yayılışı Hindistan'dan Afrika'ya doğru olmuş. Avrupa'ya 16'ncı yüzyılda İspanyollar tarafından getirilmiş. İspanyollar patlıcanı sevmiş ama diğer Avrupa ülkeleri bu yararlı sebzeyi benimseyememiş. Nedense Avrupalılar, patlıcanın deliliğe yol açtığına, cüzzam ve kanser gibi hastalıklara neden olduğuna inanmış. Bugünlük benden bu kadar. Bana istediğiniz zaman idilikaninmutfagi@sabah.com.tr .adresinden ulaşabilirsiniz.
Mutlu sofralarda buluşabilmek dileği ile...

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?
Doğada patlıcanı besin olarak tüketen tek canlı insandır. Bunun nedeni; insan bünyesinde az miktarda nikotin bulunmasıdır.

RULİKOS DE BERENJENA

1 kg. kemer patlıcanı
1/2 kg. kıyma
1 dilim ıslatılmış bayat ekmek içi
1 adet yumurta
1 adet dolmalık biber
2 adet domates
1 yemek kaşığı şeker
Tuz
Karabiber

Yapılışı: Patlıcanların kabuklarını çizgili olarak soyuyoruz, ortadan ikiye bölüp ince dilimler halinde kesiyoruz. Dilimleri yumurtaya bulayıp yağda kızartıyoruz. Kıymayı, ekmek içi, tuz ve karabiberle yoğurup kızarmış patlıcan dilimlerinin içine bir tutam koyarak sarıyoruz. Sarmaların her birinin üzerine bir parça biber ve domatesi kürdanla tutturuyoruz ve tepsiye diziyoruz. Üzerine rendelenmiş domates, tuz ve şeker koyduktan sonra su gezdiriyoruz. Kısık ateşte pişiriyoruz.

PÜF NOKTASI
İsterseniz rulikosları bir fırın tepsisine dizip önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında pişirebilirsiniz.

PEYNİRLİ PATLICAN

2 adet bostan patlıcanı
2 kibrit kutusu yağlı peynir ve hellim peyniri
3 adet yumurta
2 kaşık un
Karabiber
Maydanoz

Yapılışı: Bostan patlıcanları alacalı soyup enine dilimliyoruz. Acısının çıkması için tuzlu suda bekletiyoruz. Yarım saat kadar beklettikten sonra kağıtla kuruluyoruz. Üst malzemesi için üç yumurta kırıyoruz. İçine peynir, maydanoz, karabiber ve un katıp çatalla iyice eziyoruz. Hazırlanan peynirli harçtan patlıcanların üzerine birer dolu çorba kaşığı kadar koyup bastırıyoruz. Patlıcanları kızgın yağda, önce peynirli yüzden başlayarak arkalı-önlü kızartıyoruz. Çünkü öbür türlü peynir erir, bu şekilde peynirli harcın üzerinde bir tabaka oluşuyor ve kızardıktan sonra servise hazır oluyor.

PATLICAN REÇELİ
Yarım kilo minik patlıcan
4 su bardağı şeker
4 su bardağı su
Limon tuzu

Yapılışı: Patlıcanları soyuyoruz. Soyduktan sonra acı suyunun çıkması için su dolu bir kaba koyuyoruz. Bu şekil de tam iki saat bekletmemiz lazım. İki saat bekleyen patlıcanları yıkıyoruz. Tencerede kaynatacağımız suyun içine bir kaşık limon tuzu atıyoruz. Kaynamaya başlayınca da patlıcanları atıp kısık ateşte kaynatıyoruz. Kaynamaya başladıktan 15 dakika sonra çıkarıyoruz. Soğuk suda yıkayıp sıkıyoruz. Dört bardak şeker ve su ile hazırladığımız şerbetin içine sıktığımız patlıcanları atıp kıvam alıncaya kadar kaynatıyoruz.

PÜF NOKTASI
Birkaç damla da limon koyarsanız, şekerlenmesini önlemiş olursunuz.