İDİL ÇİMRİN İDİL ÇİMRİN

Bir börekitas hikayesi

Herkese merhabalar. İdilika'nın Mutfağı'nda çoğu zaman size günlük hayatımdan kesitler sunmaya çalışıyorum. Bugün de o günlerden biri. Bir aydan beri yazmak istediğim, ancak bir türlü konsantre olup yazamadığım, toparlayamadığım bir minik yazı bu...

SOĞANSIZ YEMEK Mİ OLUR?
İzmir epey kozmopolit bir şehirdir. İtalyan Levantenleri, Rumlar, Sefaradlar, Selanik ya da Girit göçmenleri gibi birçok rengi barındırır bünyesinde. Onu diğer şehirlerden ayrıcalıklı kılan sıcak iklimi, bir arada barış içinde yaşayan toplumsal yapısı ve memleketim olması sebebiyle de İzmir mutfağı çok özeldir benim için. Dolayısı ile Sefarad mutfağına da oldukça hakim biriyim. Hatta çoğu Sefarad arkadaşım, bu mutfağa ve Ladino diline olan yatkınlığıma şahit olduklarında oldukça şaşırır. Kabağın yalnızca dış kabukları ile yapılan kabak yemeği yani kaşkarikas, domates ve pirinçten yapılan armiko de tomat, islim kebabına benzerliği ile her gönüle taht kurmuş patlıcan sarma yani rulikos de berencena, erikli gelincik balığı gaya, börekitas, filikas, pırasa köftesi ve birçok yemek; çocukluğumdan beri favori lezzetlerim arasında oldu. Sefarad yemeklerinin, bilhassa soğan ve sarımsaktan bağımsız oluşu, sade yapısı ve malzemelerin lezzetlerinin tek tek ayrıştırılabilirliği daima ilgimi çekmiştir. 'Soğansız yemek mi olur canım?' deyip şaşırıyorsanız, hiç şaşırmayın. Öyle lezzetli oluyor ki... Dünyanın en lezzetli yemekleri sıralamasında, bence az ama öz malzemeleri ile Sefarad mutfağı başı çekiyor. Esasen anlatmakla da olmuyor. Tüm kalbimle tavsiye ediyorum; bilhassa zeytinyağlı yemekleri bir de soğansız pişirmeyi deneyin.

ADRIANA BÖREKİTAS YAPABİLİR Mİ?
Adriana Lima ve Metin Hara aşkı daha yeni duyulmuş, bünyelerde dalga dalga şok etkisi yaratmışken; bir arkadaşım bana dünyaca ünlü top model, tüm erkeklerin rüyası, güzellik abidesi Adriana'nın börekitas yapamayacağını söyledi. Bunun üzerine el lezzetine fazlaca güvenen bendeniz, hiç üşenmedim mutfağa girdim ve adeta Adriana'ya meydan okurcasına arkadaşıma hem patlıcanlı, hem de patatesli börekitaslar pişirdim. Ne züğürt tesellisi ama değil mi? El emeği, göz nuru minik börekçiklerim, sanki Metin Hara'nın ve Adriana'nın çok umrunda! Yahu nedir bu erkeklerin Adriana sevdası? Metin Hara' nın canı börekitas isterse ne olacak? Yapabilecek mi yani?

SEVGİ İLE...
Şaka bir yana, belki de yapabilir, gerçekten bilemiyoruz. Burada hakkını yemiş olmayalım. Geçen gün İstanbul'daki evimde buzdolabımı açtım. 'Ne acınacak haldesin İdilika' dedim kendi kendime. Buzdolabımda, peynir ve su harici bir şey yoktu. Sizler için sabah akşam yemek pişirip yemek fotoğrafları çeken, arkadaşlarına her fırsatta yemek davetleri veren bir yemek yazarının evinde nasıl yiyecek hiçbir şey olmaz kendi kendime hayret ettim. Bazen kendimize sorduğumuz soruların çok çarpıcı cevapları olabiliyor. Soruyorum sizlere sevgili okuyucular; karşınızda bir muhattap yokken sofra kurmanın, eline sağlık diyen biri olmadan yemek pişirmenin, sizler olmadan yazı yazmamın, yiyince mutlu olacak biri yokken, kendi kendime börekitas pişirmemin ne anlamı var? Öğrendim ki, bu dünyada paylaştıkça çoğalan tek şey sevgidir. Birileri için bir şeyler pişirmek ise, sevginin ta kendisidir. Bugünlük benden bu kadar. Bana dilediğiniz zaman idilikaninmutfagi@sabah.com. tr adresinden ulaşabilirsiniz. Mutlu sofralarda buluşabilmek dileği ile...

BÖREKİTAS
1 su bardağı ayçiçek ve eritilmiş tereyağı karışımı
Yarım su bardağı su
1 yemek kaşığı elma sirkesi
1 su bardağı rendelenmiş eski kaşar peyniri
Un

İÇİ İÇİN:
2 adet közlenmiş patlıcan ya da 2 adet haşlanıp rendelenmiş patates
Her ikisine de rendelenmiş eski kaşar peyniri

ÜZERİ İÇİN:
Rendelenmiş eski kaşar peyniri
Yumurta sarısı

YAPILIŞI:
İçi için; patlıcanı ya da patatesi hangisininden yapmak isterseniz, mutlaka rendenlenmiş eski kaşar peyniri ile karıştırıyoruz. Hamuru için tüm malzemeyi ele yapışmayacak bir kıvam alana dek yoğuruyoruz. Hamurun üzerini bir streç film ile kaplayıp 20 dakika kadar dinlendiriyoruz. Dinlenen hamuru bezelere ayırıp merdane ile açıyoruz. Açtığımız börekitas hamurunu çay bardağı ile kesiyoruz ve iç malzemesini koyuyoruz. Poğaça gibi kapatıp üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz. Yumurta sarısının üzerini tekrar rendelenmiş eski kaşar peyniri ile süsleyip önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

PÜF NOKTASI
Bazı reçetelerde sirkeye yer verilmiyor ancak ben çıtır çıtır kıvam alması için hamura daima bir miktar sirke ilave ediyorum.