MERT VİDİNLİ MERT VİDİNLİ

Ben tatildeyken...

Demet Akalın-Okan Kurt çifti, kızları Hira ile gidebilecekleri çocuksever plaj arayışındaydı. Demet, 'X Beach'e mi gitsem, yoksa Palmalife'a mı?' diye kararsızlık yaşıyordu. Ee plajlara çocukla gidebilmek, çocuğun keyifli vakit geçirebilmesi Bodrum'da büyük bir sorun.
Tuncer-Selin Öztarhan çiftiyle Palmalife Resort'ta yan yana odalarda kalıyorduk. Oğulları ile tatile çıkan çifte helal olsun! Sabahın erken saatlerinde güne başlayan çift, sürekli oğulları ile ilgileniyordu. Pahalı bakıcılarla tatile çıkan anne-babaları bilirim, tatil boyunca çocuklarının yüzünü bile görmezler! Öztarhan çiftinde ise işler öyle değil. Biz nasıl büyüdüysek, onlar da çocuklarını öyle büyütüyor.
Mehmet Erdem ile Türkbükü Bella Sombra'da keyifli bir akşam yemeğinde beraberdik. Boğaziçi Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü mezunu olduğunu öğrendiğim Mehmet'i, buzdolabı soğukluğundaki ünlülerden sanıyordum ama yanılmışım! Muhabbetimiz pek gıcırdı. Unutmadan; kendisi önümüzdeki günlerde Bella Sombra'da akustik bir performans sergileyecek. Bu mini konser kaçmaz!
Özge Özpirinçci-Burak Yamantürk çifti, Gümüşlük Sanat Akademisi'nde Sumru Yavrucuk'un oynadığı 'Shirley' isimli oyundan çıkmış, soluğu Mimoza'da almıştı. 'Bodrum'da da sanata devam' diyen çift ile karidesli salatayı kaşıklarken, onlardan oyunun detaylarını dinledim.

BODRUM'DA NELER OLUYOR?
İstanbul'da olanın aklı Bodrum'da; Bodrum'a giden de 'Neler oluyor buralara? Neden hâlâ sezon açılmadı?' diye sorgu sual halinde. Yani işler Instagram'daki, gazetelerdeki kadar bol güneş yağlı, şezlong savaşlı ve bikini seksiliğinde değil henüz. Plajlar sessiz sakin, otellerin doluluk oranı ise düşük ve geçtiğimiz yazların altında. Personel, 'Altı hafta para kazanabileceğiz, yandık! Keşke hiç gelmeseydik buralara' diyor. Peki sadece Ramazan ayı mı Bodrum'un nabzını düşüren? Sanmıyorum. Bodrum alışkanlığını bozup Çeşme, Mikonos başta olmak üzere Akyaka, Bozburun ve Datça'ya dümen kıran birçok kişi var. Bunun sebeplerini sizinle paylaşmak istiyorum. Öncelikle yüksek otel fiyatları, tatilciyi daha en başında düşündürüyor. Euro baz alındığında, Yalıkavak-Türkbükü otellerinin günlüğü bin liradan başlıyor. Daha bunun partileri, restoranı, keyif yapması var. Bir başka koyda tatil yapsanız, taksi ücretleri de cep yakıyor! Yeme-içmede de durum aynı; restoranlarda fiyatlar uçuk kaçık, plajlara giriş ücreti 'Yok artık!' dedirtiyor. İşler böyle olunca, Bodrum'un tadı, insanın damağında kalıyor. Yani Bodrum'a gelmek cesaret istiyor! Yok, 'lüküs hayat' istemiyorum diyorsanız, siz de dümeni kırın başka cennetlere...

PARİS, NOBU'DA DJ'LİK YAPACAK
Hande Yener'li Sebastian Beach partileriyle, Nobu'nun Paris Hilton'lu havuz partileri kapışacak! Sebastian'ın partilerinde, Hande Yener ile oğlu Çağın'ın dayanışması var. Bu yaz erken saatlerde eğlence, Hande'ye emanet. Palmarina'da yer alan Nobu'da ise önümüzdeki günlerde Paris rüzgarı esecek. 50 bin dolara Bodrum'a geleceği söylenen Paris Hilton'un partisine, bakalım hangi ikonlarımız gidecek? Unutmadan; Süreyya Yalçın ile Paris Hilton, Miami'den arkadaş. İkilinin şezlong pozlarını görebilirsiniz.
Bu yaz açılan Dona Beach'te de gündüz partileri düzenleniyor. "Bizde haftanın her günü parti var" diyen Sarp Yaman, mekanın danışmanlığını yürütüyor. Kendisini Çapamarka mekanlarından tanırsınız.
Billionaire'de Cihan Şensözlü'nün perşembe partileri devam ederken, kapı komşusu Layka'da da canlı müzik geceleri düzenlenecek. Nargile ile başlayıp akşam yemeğine bağlanabilir, ardından haftanın dört günü canlı performanslarla eğlenebilirsiniz.
Dünyanın en iyi İtalyan restoranı unvanlı Cipriani ise marinanın şık kadınlarını ve jilet beyefendilerini ağırlayacak. Bellini keyfi yapmak için mutlaka uğrayın. O, bir marina klasiği ne de olsa.

YALIKAVAK FAVORİLERİM

15 Temmuz-15 Ağustos arasında Bodrum'a gidecek olan jet set tatilciler sizi böyle alalım; neler yapabileceğinize bir bakalım... Palmabeach'in 3 milyon dolarlık denizaltısını görmeye, hatta sualtı keyfi yapmaya gidebilirsiniz. Denizaltı, saati 2 bin dolara kiralanabiliyor. 300 metre derinliğe inebilen bu denizaltı, lüks oyuncak severlerin ilgisini çekecektir. Denizaltı, yeni bir trend de yaratacağa benziyor. Bugüne kadar Yalıkavak Marina'da 50'şer metrelik teknelerini sıraya dizenler, şimdi de 'Benim denizaltım var tatlım, birkaç metre dalalım mı?' diyebilir. Bugüne kadar 10 dakikasına 150 lira verilen jet ski'ler out oldu yani! Artık hiç havalı değil! Deniz altında havalı olabilirsiniz ama gökyüzünde de fark yaratmak isterseniz; havaalanından karayoluyla Yalıkavak'a gitmek yerine, helikopterle yedi dakikada plaja hatta marinanın tam ortasına inebiliyorsunuz. Havaalanı transferlerinden hoşlanmayanlara gelsin...