TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
MERT VİDİNLİ Sabah MERT VİDİNLİ

Siyah tekneler, sloganlı tişörtler ve müzik sorunsalı

Pazar günü demek; haftalık olanı biteni, reytingi yükseleni, dikkat çekenleri sıralamak demek.
En sıcak gelişmelerle Bodrum'un yağmurlu, serin havasından herkese selam olsun. Şimdi biraz trendlerden, sıkan mevzulardan ve de ses sıkıntısına çözüm bulan Bodrum mekanlarından bahsedelim... Hazır mısınız?
Yaz aylarının en riskli rengidir aslında siyah. Ne giyim kuşamda bu renk olur, ne de dekorasyonda.
Hani derler ya; 'Güneşi çeker evladım, pişersin.' Ne akla hikmetse Yalıkavak Marina'da duran tekne ve yatlarda durum farklı; marinada sıra sıra siyah uber lüks tekneler sıralanmış durumda. Mat ve parlak siyah olmak üzere versiyonları da var. Uzaktan bakınca göze çok cool görünse de, içindeyken insan pişecekmiş gibi geliyor ya da bize öyle öğretildi, biz yanılıyoruz. En kısa zamanda birinin içine atlayıp fotoğrafımı Instagram'da paylaşacağım; takipte kalın.



TİŞÖRTLER ÇOK BAYDI
Ünlü isimlerin doğduğu aya uygun olarak tasarlanan sloganlı tişörtleri mutlaka görmüşsünüzdür.
Efsaneler Nisan ayında doğmuştur, en iyiler Mayıs'ta, en fıstıklar Haziran'da, en akıllılar Temmuz'da... Bu en'ler listesi uzayıp gidiyor. Tahminim şu ki; birçok insanın egosuna da hitap ettiği için yok satıyordur. Aman siz bu tufaya düşmeyin, alın düz bir tişört; yazıyı-sloganı boşverin.
Cuma günkü köşemde 'Türkbükü'nde yan yana dizili onca mekanın sesi birbirine karışır mı? Eğlence yaratalım derken ses kirliliğinden müşteriler müzdarip olur mu?' diye tartışma açmıştım.
Bir benzeri durum da Gümüşlük'te yer alan Mimoza ile Melengeç arasında yaşanıyor.
Geçtiğimiz çarşamba akşamı iki kişilik masamı ayırtmıştım. Amacım; mekanın sahibi Fikret Alphan'ın müzikleri eşliğinde yemeğimi yemek, onun sohbetinin keyfini çıkarmaktı ama öyle olmadı.
Yemekler şahane, keyifler gıcır, bir tek mekanın müziği yoktu. Komşu mekan Melengeç ile anlaşmışlar; bir gün onlar, bir gün Mimozacılar müzik yapacakmış. Benim günümde ise Fiko müzik yapmıyor, sakin takılıyordu. Yan taraftan yükselen müzik ise bize hitap etmiyordu. Anlayacağınız yemeklerin tadı damağımızda, keyfimiz de kursağımızda kaldı.
Umarım tek bir sistem anlaşması yapıp müziği Fiko'ya emanet ederler.
Biz de 'Hangi gün kimde?' sorunsalı yaşamayız. Ne de olsa o kadar yol tepiyoruz haksız mıyım?