MERT VİDİNLİ MERT VİDİNLİ

Telefonsuz geçirdiğim bir günde neler yaşadım?

Bodrum'dayken telefonum yere düşmüştü ve camı çatlamıştı. Öyle idare ediyordum ancak yaz uzun, daha fena olmadan tamire vereyim dedim. Apple yetkili servislerinden randevu almak istedim ancak Zorlu ve Akasya'daki Apple mağazaları, günler öncesinden bakmama rağmen dolu görünüyor; bir dakikalık bile boş yerleri yok.
Başka bir yetkili servise götürünce de ortalama 7-10 iş gününde teslim edeceklerini söylediler.
Ben de sempatikliğimle işi çözerim diye düşünerek Zorlu'ya gittim; hem de randevusuz, çat kapı... Allem ettim kallem ettim, o güne randevu kopardım. Telefonumu sabahın erken saatlerinde servise bıraktım ve telefonsuz geçirdiğim o gün, benim için çok ilginç bir gün oldu. Neden mi?
Yemek yemek için bir restorana gittiğimde, vakit geçirmek için etraftaki masaları dinlemeye başladım. Sürekli bir kulak kabartma halindeydim. Garsonlarla, mekan sahibiyle, hatta yan masayla kaynaştım. Telefonum olsaydı gömülür kalırdım.
Genellikle uygulamalar üzerinden taksi çevirirken, bu kez yoldan ıslıkla taksi çeviren bir adam oldum.
Ne arayanım ne soranım vardı, hiç e-posta da gelmiyordu. İlk defa mesaisiz bir gün geçirdim. Meğer farkında olmadan ne kadar çok iş bitiriyormuşum.
Telefonla not tutamadığım için yanımda kağıt kalem taşıdım. Özlemişim kağıda dokunmayı.
Diyetisyenime yediklerimin hesabını vermedim. Alacağım kıyafetin üzerime olup olmadığını da kimseye sormadım.
Hür irademle alışveriş yapıp yemek yedim.
Her şeyden önemlisi, etrafı daha çok inceledim; ne kadar farklı insan tipleri varmış. Dijital dünyada milletin hayatını dikizlemekten, İstanbul'un göbeğinde ne oluyor unutmuşum.