MERT VİDİNLİ MERT VİDİNLİ

Teşvikiye’nin kahve kokan sokakları

Kahve benim için annebaba himayesinde olan bir kültürdü son birkaç yıl öncesine kadar... Çocuklar kahve içmez, içemezdi; meraklı da değildim zaten acı tadına...
Babamın her sabah gazeteleri ile birlikte höpürdettiği bol köpüklü Türk kahvesinin kokusu hâlâ burnumda.
Peki ya şimdi? Yaz sıcağında buz gibi bir kahve, kış soğuğunda ise içinizi ısıtacak olanı ile birçok içeceğin yerini aldı, hepimizin en büyük alışkanlığı oldu; kabul. Hatta kahveli kokteyller içki mönülerinin vazgeçilmezi; 'Bir espresso martini lütfen!' Neredeyse cool görünmek isteyen gençlerinde işe giderkenki aksesuvarları ellerinde tuttukları o karton bardak. Instagram'da birçoğumuz mutlaka kahvemizin fotoğrafını paylaşmışızdır.
Kahve randevularında flört etmişizdir. Peki sokaklarda durum ne? Adım başı kahve dükkanı var sağımızda, solumuzda; özellikle Nişantaşı, Bebek gibi fiyakalı semtlerde tonla. Hepsi de ağzına kadar insan dolu. Ben bu satırları yazarken camımdan baktığımda, yeni açılan Borderline'a gireni çıkanı dikizliyorum. Burası Teşvikiye mahallesinin en yeni kahvecisi.
Çekirdekleri de Norveç, İngiltere ve Amerika'dan geliyormuş. Sahipleri, kahve tutkularını işe çevirmiş. Aromalı kahveleri ile kısa sürede bizim mahallede nam salmışlar.
Bakalım yaşadığım semtteki bu kahve evlerinin mantar gibi üremesinin sonunda neler olacak? Bu tutku, bu trend, gazlı içeceklerin tahtını kaptı; peki kahvenin yerini kim kapmaya çalışacak?