OKAN CAN YANTIR

Olimpiyat magazini

Sporla aranız iyiyse, 2012 yılını kişisel ajandanıza 'kutsanmış yıl' olarak not etmenizi tavsiye ederim.
Henüz Avrupa Şampiyonası'nın etkisinden yeni kurtulmuşken, şimdi de önümüzde olimpiyatlar var.
Nasıl olsa hafta boyunca gazetelerde, televizyonlarda onlarca teknik analiz göreceksiniz...
Hadi gelin, ben de size olimpiyatlardan bugüne kadar duymadığınız birkaç anektod anlatayım; sohbetlerde üçüncü kişilere karşı elinizi güçlendireyim...

BAYRAĞI İNDİRMEDİ
Ralph Rose, oyunların ilk siyasi tartışmasına imza atan kişiydi. 1908 yılında Londra Olimpiyatları'nda ABD takımının bayrağını taşıyordu ve seramonide, kraliyet locasının önünden geçerken, bayrağı İngiltere kralına saygı amacıyla indirmeyi reddetti. Soranlara "Bu bayrak, dünyada yaşayan hiçbir gücün önünde eğilmez!" diyecekti...
Protez bacağıyla Londra bileti alma başarısı gösteren sprinter Oscar Pistorius'u zaten tanıyorsunuz. İsim hafızanıza George Eyser'ı da eklemenizi tavsiye ederim. Eyser, 1904 yılında St. Louis'de düzenlenen olimpiyatlarda jimnastik dalında bir günde altı madalya kazanmıştı. Üç altın, iki gümüş, bir bronz alan Eyser'ın sol bacağı 14 yaşındayken bir tren kazasında kopmuştu. Tüm madalyaları tahta protez olan bacağıyla kazandı...
Atletizmde cinsiyet tartışması Caster Semenya'dan çok öncesine dayanıyor. 1936 Berlin Olimpiyatları'nda Nazi Almanya'sı adına kadınlar yüksek atlama dalında yarışan Dora Ratjen'in erkek olduğu oyunlar sonrasında anlaşıldı. Dora, küçüklüğünden beri kız gibi yetiştirildiğini ama aslında erkek olduğunu itiraf etti. İsmini Heinrich olarak değiştirip yeni kimlik aldı ve 2008 yılında hayata veda edene kadar bu konuyla ilgili olarak hiç konuşmadı.
Karoly Takacs, ülkesi Macaristan'ın en başarılı atıcılarından biriydi. 1938 yılında bir antrenman sırasında hemen yanında patlayan barut fıçısı dolayısıyla sağ elini kaybetti. Yılmadı, sol eliyle çalışmaya başladı ve bir sene sonra ülke şampiyonu oldu. İlk olimpiyat deneyimini 1948 ylında yaşadı ve altın madalya kazandı. Takacs, unvanını 1952 yılında da korudu.
İsveçli Oscar Shwan, 1920 yılında atıcılık dalında gümüş madalya kazandığında tam 72 yaşındaydı. 1912 yılındaki oyunlarda da yarışmış, 64 yaşındayken altın madalya kazanmıştı.

ÖRDEKLERE YOL VERDİ
İkinci Dünya Savaşı'nda Amerikan ordularının efsanevi komutanı olan George Patton, 1912 yılında Stockholm'de düzenlenen olimpiyatlarda modern pentatlon disiplininde yarışmıştı.
Avustralyalı kürekçi Henry Pearce, 1928 yılında final yarışında altına giderken önüne çıkan bir ördek sürüsüne yol vermiş, zaman kaybetmesine rağmen altın madalyayı kazanmıştı. Olimpiyatlar her zaman çok özel hikayelere ev sahipliği yapmıştır. Bakalım önümüzdeki bir ay boyunca, bu listeye eklenecek yeni anektodlar yaşanacak mı? İzleyip göreceğiz...