ÖNCEL ÖZİÇER

Para bende, şımarırım!

Evet, zengin şımarıklığı diye bir şey gerçekten var. Özellikle sinirlenince ortaya çıkıyor.
"Sözüm parama geçer" diyenler, isteyip de olduramadıkları veya istemleri dışında gerçekleşmesine engel olamadıkları durumları şiddetle, zorbalıkla, etraflarını inciterek, kırarak halletmekte sakınca görmüyorlar.
Bu yaz bu konuda iki örnek yaşadık.
İlki; Çeşme Ayayorgi koyunda oturan ve "Bana ne, ben uyuyacağım" deyip binlerce insanın eğlenme, yüzlerce insanın da ekmek yeme hakkını hiçe sayan Çelebioğlu Ailesi, diğeri de dün öğrendik ki Ali Ağaoğlu.

HAKLI AMA HAKSIZ
Ayayorgi Koyu'ndaki Çelebi malikanesi yaz başında başlattığı 'işletmeleri rahatsız etme ve böylece kapanmalarını sağlama' eylemini, özellikle devlet erkanının "Olmuyor ama böyle" sitemleri üzerine bitirmişti.
Şimdi tam yazın ortasında, en civcivli zamanda, her akşam koya binlerce kişinin akın ettiği zamanda yeniden başladı.
İnsanların gözüne dev projektörler tutuyorlar, sadece bu taciz için milyon dolarlara kurdurdukları ses sistemi ve getirttikleri DJ'le abuk sabuk müzikler çalıyorlar vs.
Daha önce de söylemiştim; Çelebioğlu rahatsız olmakta çok haklı ama artık olan oldu, koy işletmelerle doldu! Evleri bu mekanların arasında kaldı. Bundan sonra yapacak bir şey yok.
Rahatsız olmakta çok haklılar ama yaptıkları bu tacizde sonuna kadar haksızlar.
Neyse bu konuda başta da söylediğim 'param sözüme geçer' tavrı aşılabilecek gibi görünmüyor.
Olan Çeşme'ye oluyor. İkinci örnek Ali Ağaoğlu'nun haberi de dün geldi.
Oğlunun yarış teknesi aldığını öğrenen Ağaoğlu, teknenin durduğu Bodrum'daki tersaneye adamlarını göndermiş ve 'parçalayın dümenine koduğumun teknesini' tavrıyla, tekneyi bin parçaya böldürmüş!

ŞOV OLSUN DİYE...
Aslında burada da yine 'haklı ama haksız' durumu var.
Bir baba olarak oğlunun, canına kastedecek tehlikeli bir oyuncağa binerek risk alması tabii ki canını sıkmıştır.
Benim de evladım olsa, ben de böyle abuk sabuk hayati tehlike içeren sporlara çocuğumu yönlendirmem.
O kendi kendine yapmaya kalkarsa; tavrımı koyar, izin de vermem. Ama Ağaoğlu gibi gidip de onca para eden bir tekneyi de şov olsun diye balyozla parçalatmam.
Satarsın, parasıyla hayır yaparsın.
"Koskoca Ağaoğlu'nun hayır yapmak için tekne satmaya mı ihtiyacı var, komik olma" demeyin.
Bir insanın çok parasının olması, istediği gibi israf yapabileceğini mi gösterir?
Hiç olmazsa tekneyi içinde bulunduğu tersanenin işçilerine bağışlasaydı.
Önümüz bayram... Kim bilir kaç işçi ailesinin bayramı gerçek bayram olurdu.
Bunun da adı bal gibi şımarıklık işte.
Neyse hadi bugünlük yerim ve zenginin malının çenemi yorma kotası doldu.
Bugünkü Diğer Yazıları