ÖNCEL ÖZİÇER

Kendine gel artık Nurseli!

Nurseli İdiz'in; Alaçatı'da öğle sıcağında sarhoş ve bitkin bir halde çekilmiş fotoğrafları benim ayrıca canımı yaktı.
Çünkü o günün gecesinde, yani fotoğrafların çekilmesinden bir kaç saat önce yanına uğramış, halini görmüş ve çok üzülmüştüm.
Biz daha önce kendisiyle hiç yüz yüze karşılaşmamıştık.
Bundan yaklaşık bir ay önce numaramı bulup aramış ve "Hakkımda olumsuz yazı yazmanıza rağmen haklı olduğunuz için size hiç kızmamıştım. Her yazınızı okuyorum ve sizi çok seviyorum.
Alaçatı'ya yerleşmek istiyorum, ne dersiniz diye sizi aramak istedim çünkü artık İstanbul beni çok üzüyor" demişti.
Sonra hiç aramadı.
Ta ki o geceye kadar.

EVDE TEK BAŞINAYDI
"Yine moralim çok bozuk ve nedense yine sizinle dertleşmek istedim. Beni kaldığım yerden aldırır mısınız?"
O sırada bir arkadaşının evinde kalıyordu İdiz.
Benim ev zaten misafirden koğuş gibi...
Yani kendisini misafir edemezdim ama ortada sıkıntılı bir durum olduğu çok ortadaydı. "Başka bir yere sözüm var ama bir saatliğine yanınıza uğramak isterim" dedim ve İdiz'in kaldığı eve gittim.
Bu sıcakta evin içinde, karanlıkta tek başına oturuyordu.

EVİNE HACİZ GELMİŞ
Benim ısrarımla bahçeye çıktık.
Ve başladık dertleşmeye.
Tek derdi; artık kimsenin onunla çalışmak istememesi çünkü gerçekten çok paraya ihtiyacı var. O gün moralinin ekstra bozuk olmasının nedeni, sabah İstanbul'dan gelen bir telefonmuş. Yine haciz gelmiş evine.
Bir zamanlar Arnavutköy'de yalıda otururken, televizyon dünyasının en çok kazanan isimlerinden biriyken, şimdi bu sorunları yaşamak tabii ki ağır geliyordu kendisine.
Evet alkol probleminin farkında ve inkar etmiyor ama "Her insan ikinci bir şansı hak eder" de diyor. "Çalışmaya başlarsam asla ağzıma alkol değmeyecek ve iş benim yüzümden aksamayacak" diye de ekliyor.
Ben samimiyetine inanıyorum.
Düşene tekme vurmak yerine; el uzatılmasının da insanlık gereği olduğunu düşünüyorum.

KÜLLERİNDEN DOĞ
Dediğim gibi; başka yere sözüm olduğu için, ben yanından erken ayrıldım ama morali o kadar bozuktu ki aklım da kendisinde kalmıştı.
Haklıymışım.
Meğer benden sonra evden çıkmış ve işte sonra da olanlar olmuş.
Bu kadar iyi bir oyuncu gazetelerde böyle yer bulmamalı.
Nurseli İdiz; bir an önce sana uzatılacak destek elleriyle ayağa kalkıp küllerinden yeniden doğmalısın.
Ve artık düştüğün şu durum için kimseyi suçlamamalısın.
Evet 'düştüğün' diyorum, daha ne diyeyim?
Silkin, kendine gel be kadın!
İyi, tamam zor günler geçirdin, paraların elinden alındı, manik depresifsin vs. vs. ama her şey bir yana; bunları bahane edip hem kendine, hem de sevdiklerine artık eziyet etmemelisin.
Başta kızın Elif'e...
Ve meslektaşlarımdan da ricam; lütfen bu ve benzeri sorunlar yaşayan sanatçılar için 'Çöküşün resmi', 'Bir sanatçının bitişi' gibi başlıklar atmaktan vazgeçin.
Tabuta bir çivi de siz çakmayın.
Ayıptır.