ÖNCEL ÖZİÇER

Beyhude çaba bunlar...

Sonuçta yukarıda saydığım tüm çabaların karşı taraf üzerinde nasıl etki bıraktığını size söyleyeyim mi?
Karşı tarafın egosu şiştikçe şişiyor ve size karşı acımayla karışık küçümseme duygusu geliştiriyor.
Hatta karşı taraf, en sonunda 'Üf bu da amma uzattı' deyip çok kısa sürede yeni maceralar için atını batıya doğru sürüyor.

SAYGI KALMIYOR
Öte yandan karşınızdaki kişiyle barışsanız bile karşı tarafın artık size saygısı kalmıyor. Ve tabii ki ikinci bir ayrılık dalgasını yaşamak kaçınılmaz oluyor.
Bize tüm bunları yaptıran ise, içimize sinen ve nihayet ayaklarımızı yerden kesen birini bulunca 'onun son şansımız olduğu' yanılgısına düşmemiz.
Oysa gidenin arkasından bir saniye bile yas tutmadan normal hayatınıza devam etmeyi öğrenseniz, zaten artık kimse sizden gitmeyecek. Bundan emin olun.
Parça pinçik edilmiş egonuz yeniden, hem de eskisinden daha parlak olarak gelip tahtına oturacak.

ÇOK İNSAN VAR
Uzun lafın kısası; ayrılık veya kavga sonrası çıt çıkarmadan rutin hayatınıza devam etmek, hatta eskisinden de daha az ortalıkta görünmek yapılacak en doğru, en 'cool' hareket. Öyle laf sokmalar, 'Acımadı ki' çekmeler, içip içip atılan mesajlar insanı küçük düşürmekten başka bir işe yaramıyor.
Yapmayın böyle e mi? Dünyada tanışacak, kaynaşacak kum gibi insan var... Birine takılıp kalmayın.
Haydi bakayım, şimdi güzel güzel oynayın!