AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Sosyal medya-Cem Yılmaz-Böyle yaşanmaz

Elimdeki cep telefonunu kaç kere fırlatıp kırasım gelmiştir bilmiyorum. Parayı pulu ayarlayınca bir gün Ege'ye yerleşip maydanoz, biber ekme hayali kuran plaza insanı gibi, bir gün sosyal medya hesaplarımı kapatıp cep telefonumdan ayrılmak en büyük hayat hedeflerimden biri.
Çünkü şiştim, çünkü ekrana bakmaktan gözlerim acıyor, çünkü kötülüklerini bir an bile düşünmeden kusan insanlar umudumu kırıyor, çünkü cep telefonsuz ve fotoğraf çektirme telaşsız bir hayat istiyorum.
'İyi de kızım, o kadar istiyorsan kapat' diyeceksiniz ama o işler öyle olmuyor.
Medya ve eğlence dünyasında çalışıp sosyal medyadan kopmak delilik gibi bi' şey. Mesleği bırak daha iyi. Yazılarının tıklanma sayısına, sosyal medyadaki takipçi sayına, like oranına göre değer biçiliyor artık sana. Dünyanın en iyi şarkısını yap da Youtube'da tıklanma, göreyim halini. Mesela nefis bir model ol da sosyal medya kullanma, hangi marka gelir seninle çalışmaya?

GÖREV GİBİ
Seninle iş için masaya oturan herkes önce sosyal medya hesaplarını tararken; senin kim olduğuna, bilgine, birikimine, markaya uygunluğuna değil de, yalnızca takipçi sayına bakılırken, nereye kapatıyorsun hesaplarını, nereye!
Sen de o yüzden görev gibi çalışıyorsun sosyal medyada. Kendini anlatmak için, ürettiklerini göstermek için, lafını sözünü duyurmak için.
?Instagram'a koy, hikayeye koy, Twitter'a koy, Snapchat'e koy, facebook'a koy, facebook fan sayfana koy... Koy, koy, koy, koy, kooooy!
Bütün gün şaşkına dönüyorsun. Olay eğlenceden çıkıyor.
Medyayla uğraşıp sosyal medyadan uzak kalman zaten imkansız çünkü yeni medya bu.
Git gazetelere sayfa sayfa ilan ver, acaba bir Demet Akalın'ın paylaştığı fotoğraf kadar geri dönüş alabilir misin? Hiç sanmam. Diyelim ki Demet Akalın bir ruj paylaşsın, ertesi gün stoklarda kalmaz.
Diyelim Burcu Esmersoy bir elbise giysin, elbise yok satar.
O yüzden 'Bırak git kızım' denecek bir şey değil sosyal medya. Sosyal medyadan ancak bu medya-eğlence sektörünü bıraktığında gidebilirsin.

ESİR OLMAYALIM
Salı günü bir bomba düştü sosyal medya âlemine. Yorumlara sinirlenip 'Yetti, çekip gidiyorum bu diyarlardan' demiş Cem Yılmaz. Milyonlarca takipçisini şak diye bırakabilmiş. Kırmızı ve kalın harflerle 'Kapalı' yazmış.
İlk tepkim kendisini ayakta alkışlamak oldu. Şöyle bünyeme bir ferahlık geldi, "Helal!" çektim. "Zaten o Cem Yılmaz" dedim. Sonra düşündüm; keşke yorumlara sinirlendiğinden değil, bu sisteme karşı olduğundan bıraktığını haykırsaymış.
Keşke sosyal medya ve fotoğraf merakı sofralarımızın, arkadaşlarımızla geçirdiğimiz zamanların bile tadını kaçırdığı için bıraksaymış.
Keşke 'Esir olmayalım gençler' çıkışıyla öncülük yaparak bıraksaymış.
Keşke 'Bu hayat sanal yaşanmaz, başkalarının hayatından bize ne, gelin gürül gürül gerçek gerçek yaşayalım' çağrısını takiben bıraksaymış.
Keşke... Belki bir dalga yaratır, gidişi muhteşem olurdu.