AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Ve sen bu adamdan yine hamilesin! Neden?

Faturayı erkeğe kesmek kolay, hemen şimdi keselim. Öyle bir ortam varsa, hiç üşenmem ilk de ben keserim. İkili ilişkilerde daima kız tarafıyım. Öyle... Çünkü bu topraklarda kız tarafı olmak durumundayız. Çünkü bizi koruyan, kollayan yok. Haklarımız varmış gibi ama yok.
Saçımızın renginden eteğimize, şortumuza, bekarlığımıza, gece vakti dolaşmamıza kadar yargılanıyoruz biz. Ve de anında damgalanıyoruz biz.
Ama...
Önce biz aklımızı başımıza alacağız. Önce biz kendimizi kötülüklerden, kokuşmuş zihniyetlerden, maçoluğu erkeklik zannedenlerden, şiddetten koruyacağız.
Biz önce kendimiz için elimizden geleni ardımıza koymayacağız.

SİSTEMİN EZBERİNİ BOZACAĞIZ
Alacağız kağıdı kalemi bin kere yazacağız:
Ben özelim.
Ben insanım.
Ben güçlüyüm.
Ben aciz ve muhtaç değilim.
İstersem her şeyi başarabilirim.
Ben her şeyin en iyisini hak ediyorum.
Kimse beni kendine göre şekillendiremez.
Kimse özgürlüğümü elimden alamaz.
Kimse bana ne giyeceğimi, nasıl yürüyeceğimi, dans edip edemeyeceğimi, çalışıp çalışamayacağımı söyleyemez.
Ve kimse bana şiddet gösteremez. Bana el kaldıran yanımda barınamaz.
Bana hakaret eden 10 metre öteme gelemez.
Beni horlayan, itekleyen, tekmeleyen affedilemez.
Kızlar; 100 kere, bin kere birbirimize söyleyeceğiz ve artık bunları belleyeceğiz:
'Kocam olmadan asla' kültürüne kurban gitmeyeceğiz.
Hakkımızı arayacağız.
Dimdik duracağız.
'Ama'lara sığınmayacağız.
El âlemciliği hemen şimdi terk edeceğiz.
Sistemin ezberlerini bozacağız.
Ve geliyorum başlık sebebi konuya...
Eski manken Ebru Şallı'nın sevgilisi varmış, evli çıkmış. Aslında üç yıldır eşinden ayrıymış, beş ayrı davası varmış. Açıklamalarından anlıyoruz ki, Şallı adama inanmış. İşin o kısmı beni ilgilendirmiyor. Evlilik, aşk, boşanma, boşanamama durumları karışık işler.
Bilemem.


Ebru Şallı-Uğur Akkuş ilişkisi, bu fotoğrafla ortaya çıkmıştı.

BURNUNU, KABURGASINI KIRMIŞ
Beni ilgilendiren ve yazı yazmama sebep olan; o evli adamın henüz boşanmadığı, mahkemelik olduğu eşinin açıklamaları.
İki çocuk annesi Gonca Akkuş hanımefendi diyor ki: "İki kez boşanma davası açtım, ikisi de darp davası. Üç sene önce eşim, kıskançlıktan kolumu üç yerinden kırdı. Geçen sene de burnumu ve kaburgamı kırdı. Hepsinin raporu var. Ve ceza davaları ben şikayetimi çektiğim halde devam ediyor." Sonra kocasının ona hâlâ sevgi mesajlarını attığını söylüyor; bununla gurur duyuyormuş gibi... 'Dağılın, esas kadın benim' çekiyor sanki.
Ve en hayrete düşüren ise, dokuz haftalık hamile olduğunu açıklaması.
Yani diyor ki, 'Bizim evliliğimizde sorun yok, bak üçüncü çocuk yolda.' Ah güzel kardeşim, bunu kendine niye yaptın sen?
Bak kendi ağzınla, kocan olacak o adamın üç yıl önce kolunu üç yerinden kırdığını söylüyorsun.
Sonra yetmemiş, geçen yıl da burnunu, kaburganı kırmış.
Ve sen bu adamdan dokuz haftalık hamilesin.
Peki niçin?
Çok mu özür diledi? Geç!
Çok mu pişman oldu? Tabii ki yalan!
Yine yapmış, yine yapacak.
Çocukların için mi? O adamla kalman, çocuklar adına en büyük hata.
Söylesene, sen kendinden niye vazgeçiyorsun canım kardeşim?
Seni döven, oranı buranı kıran bir adamdan arkana bakmadan kaçıp uzaklaşacağına, bir çocuk daha mı yapıyorsun?
Neden? Neden? Allah aşkına neden?

KOCACIKLAR OLMAYIVERSİN
İki çocuğun var, üçüncü çocuğunu da böyle bir ortamda mı yetiştirmek istiyorsun? O çocuklar büyüyünce bu haberleri görmeyecek mi? O çocuklar, babalarının annelerine şiddet uyguladığına şahitlik etmeyecek mi?
Sen, sana böylesine zarar veren bir adama niçin tutunuyorsun?
Buradan kadınlara seslenerek yazmaya devam ediyorum:
Kızlar; sizi yerle bir eden, gururunuzu tanımayan, size saygı duymayan adamları niçin hayatınızda tutuyorsunuz?
Yapmayın, etmeyin!
Üç yıl önce kolunu kırdığında kapının önüne koymadığın adam, geçen yıl da burnunu ve kaburganı kırmış be kardeşim.
Seneye kim bilir neler yapacak.
Bu mudur layık olduğun, sor kendine.
Kadın kısmını almış bir 'kocacılık', gidiyor.
Olmayıversin o zalim, adi, tabansız, ahlaksız kocacıklar. Olmasınlar!
Yapmayın bunu kendinize kızlar.
Gözünüzü seveyim yapmayın.
Kişinin kendine duyduğu saygı, mutluluğunun kilidi.
Önce sen kendini sayacaksın, kurallarını koyacaksın ki, sonra herkes sana öyle davranacak.
Ahhh ah! Deli olacağım deli! Yapmayın şunu, yapmayın.