AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Karşımızda Helena, Carla, Claudia, Naomi ve Cindy

Şeffaf perde açılıyor... Ve ışıklar... Dış ses: "Gianni, bu senin için..." Elimde cep telefonum, Instagram'daki versace_official hesabından yapılan canlı yayını izliyorum. Salondaki koltuğumdan Milano Moda Haftası'nın en önemli, en büyük defilesindeyim işte n'aber! Instagram'ı like like like ettiğim dakikalar...
Yerimden zıplıyorum, çığlıklar atıyorum. Beş efsane, beş ikon, dünyanın gelmiş geçmiş en önemli süper modelleri, hatta süper model kavramının çıkma sebepleri karşımda.
Versace'nin metalik ve yırtmaçlı ikonik elbiseleriyle dizilmişler merdivenlere.

MUHTEŞEM, HEYKEL GİBİ
Sağ başta sol bacağını merdivene dayamış 48 yaşındaki Danimarkalı Helena Christensen... Sol başta 49 yaşındaki İtalyan güzeli, Fransa'nın eski first lady'si, müzisyen Carla Bruni... Bir üst basamakta; eli belinde, hâlâ aynı dudaklar, aynı nefis sarı saçlar ve muhteşem gülümsemesiyle Almanya doğumlu 47 yaşındaki Claudia Schiffer. Tam yanında kaplan kesilmiş gözleri, simsiyah uzun saçlarıyla tek elini Claudia'nın omzuna atmış 47 yaşındaki Naomi Campbell. Hemen önünde de o meşhur saçlarıyla modellerin modeli 51 yaşındaki ABD'li Cindy Crawford.
Ve fonda George Michael'ın top modelli videosuyla müzik tarihine damga vurmuş şarkısı 'Freedom'.
Vay vay vay!
30 saniye öylece durdu muhteşem beşli. Heykel gibi... 'Hadi şimdi gerisini siz düşünün, anılarınıza, özlediklerinize gidin gelin' der gibi.
Sonra abisi Gianni Versace'nin ölümünün 20'nci yılı için düzenlediği defilenin finalinde gururla yürümek için sarı saçları, simsiyah kıyafetiyle Donatella Versace podyuma çıktı. Hep beraber bir dakika boyunca yürüdüler, kameralara poz verdiler ve bize öylece bakakalmak düştü.



ŞIKLIK, DİŞİLİK, CESARET...
Bu gözler, yıllar sonra gerçek süper modelleri yan yana gördü. Evet, onlar gerçek süper modeller. Onlar, sosyal medya zamanının ünlü modelleri değil; onlar 90'lara damga vurmuş, süper model kavramını doğurmuş, dünyanın dört bir yanından takip edilmiş, isimlerini marka yapmış, şirket gibi yönetmiş kadınlar. Onlar ilk kez kitaplar çıkaran, kendi ürünlerini yaratan, televizyonda programlar yapan, her adımları olay olan modeller.
Onlar; şıklığın, dişiliğin, merakın, müziğin, güzelliğin, keşfin, cesaretin, yaratıcılığın, hevesin coştuğu bir devrin sembolleri. Ki biz; sosyal medyaya, sahte hesapların tacizine, beğeni avcılığına teslim olmuş gönüller, o günleri özlemle anıyoruz.
Kendimi toparlayıp konuyu bağlıyorum; defileyi merak ediyorsanız, Youtube'dan izleyebilirsiniz.
Ha bu arada düşünmeden edemedim; bizim 90'larda fırtınalar estiren modellerimiz kimlerdi? Tabii ya; Deniz Pulaş, Merve İldeniz, Begüm Özbek, Sema Şimşek, Ceylan Saner...