PELİN KAYA PELİN KAYA

Bir daha kızımla aynı podyumda yürümek istemem!

90’lı yılların süper modeli Cindy Crawford, kendisinin izinden giden 16 yaşındaki kızı Kaia Gerber ile bir kez podyumda yürüdüğünü ve bir daha yürümek istemediğini söylüyor: Podyumda yaşıtlarımla olmayı tercih ederim

Paris Moda Haftası podyumlara zarafet ve tarz getirirken, Omega da şehrin tarihi oteli Hotel de Sully'de 15 Ekim'e kadar devam edecek olan 'Her Time' sergisini açtı. Sergi, markanın kadın saatleri konusundaki 100 yıllık evrimini ve değişen stillerini ortaya koyuyor. Gecenin en büyük sürprizlerinden biri de; markanın en eski elçisi 51 yaşındaki Cindy Crawford'un yanısıra çocukları Kaia (16) ve Presley Gerber'ın (18) da yeni elçiler olduklarının duyurulmasıydı.
Ben de bu özel geceye katılmak ve 'süper model' kavramını doğuran Cindy Crawford ile röportaj yapmak için Paris'teydim...
22 yıldır Omega'nın marka elçisisiniz.
Çocuklarınız Presley ve Kaia'nın da katılmasıyla 'marka elçileri ailesi' oldunuz. Ne hissediyorsunuz?
Kaia, Flying Eye (Uçan Göz) Hastanesi ile ilgili 'Orbis' belgeselini çekerken benimle birlikte Peru'ya gelmişti. Gelişmekte olan bir ülkeye gitmek ona her anlamda iyi geldi ve onu çok etkiledi. Bu deneyim sonrası Omega'ya "Beyler, çocuklarımla da anlaşmalısınız" dedim. Geçen yıl Kaia ve Presley kendi kariyerlerini yapmaya başladığında, bu konuda gerçek anlamda konuşmaya başladık.
OMEGA'nın çok fazla mirası var ve çocuklarım da benim mirasımın bir parçası.

KAIA MODEL OLMAK İÇİN DOĞDU

Ağır sorumluluk isteyen böyle bir işe girecek olmalarından dolayı çocuklarınız için hakkında tereddüt ettiniz mi?
İş dünyasının tuzaklarının farkındayım. Bu nedenle onlara bu yolculuklarında yardımcı olabileceğimi hissediyorum.
Kocam, Kaia'nın hızlı büyümesini istemiyor;
Kai'nın hâlâ 7 yaşında olmasını ve orada kalmasını istiyor. Elbette hep iyi bir dengeye sahip olmalarını istiyoruz. Bu, kendim için bile uğraştığım bir şey. Biz, dengeli bir yaşama sahip olmak için Malibu'da yaşıyoruz.
Kızınızın sizin yolunuzu izlemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Onun için mutluyum. O, model olmak için doğdu. Modayla yönelik her şeyi seviyor. Ve harika bir başlangıç dönemi geçiriyor. Çoğu zaman, çocuklarınız yetişkin hale geldiğinde sizi dinlemek istemiyorlar.
Ama hoş olan taraf, moda dünyası ile ilgili önerilerimi dinleyecek olması!
"Anne, sen ne dediğini bilmiyorsun" gibi bir şey diyemeyecek. (Gülüyor) Fotoğrafçılar, dergiler veya kariyerine yönelik öneriler işin içine girdiğinde beni dinleyecektir. Sadece onun mutlu olmasını ve ne yapmak istiyorsa onu iyi şekilde yapmasını istiyorum.
Çok iyi bir öğrenci ama modelliği çok seviyor.
Kendisine arka planda yardımcı olan bir anneyle kendi kariyerini oluşturması ilginç olacak.
Modellik konusunda çocuklarınıza ipuçları veriyor musunuz?
Tabii ki! Modellikle ilgili olarak başlıca tavsiyem, gerçekten onu bir iş olarak ele almaları.
Zamanında hazır olun, profesyonel olun, kuaför, makyaj sanatçısı ve fotoğrafçı ile gerçek bir ilişki kurun, yoksa çok şey kaybedersiniz diyorum. Modelliği ise öğretebileceğimi sanmıyorum. Kendilerinin keşfetmesi gerekiyor. Ama kamera önünde rahatlar çünkü küçükken benimle çekimlere geliyorlardı. Kaia'ya defilelere yönelik verdiğim tek tavsiye, podyumda yürürken kişiliğini de dahil edip güvenle yürümesi. Şimdiki kızların gözlerinde böyle bir ifade yok; robot gibi yürüyorlar. Sanırım Kaia, Alexander Wang'daki ilk defilelerinden birinde bunu yaptı ve dikkat çekmesini sağlayan şey buydu. Bence insanlar kişiliği, o kızın kim olduğunu görmek istiyorlar. Kaia'yı kendi yürüyüşünü bulması için cesaretlendiriyorum, herkes gibi yürümesi için değil!
Moda dünyasının 90'lı yıllarda bugüne göre daha iyi olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce sosyal medya bunu nasıl değiştirdi?
Çok değiştirdi! Tek fark bu. Dijital platformda büyük baskı var ama işin özü, mesleki gereklilikler ve ana hatlar hâlâ yerinde duruyor. Sanırım küçük çocuklar için dijital dünya daha kolay çünkü daha öncesinin nasıl olduğunu bilmiyorlar.
Bunun yanı sıra, kızım adına çok daha hızlı bir gelişme olduğunu hissediyorum.
Şimdi her şey çok hızlı. Geçen hafta katıldığım Versace gösterisi gibi. Kendimizi bir anda Instagram'ın her paylaşımında görmeye başladık!
90'lı yılların süper modelleri olarak hep beraber podyuma çıktığınız Versace gösterisini anlatabilir misiniz?
İnanılmazdı! Çok duygusaldı.
Gianni'yi (Versace) çoğumuzun kariyerinin önemli bir parçasıydı. Bizi biz yapanlardandı Gianni. Sanki zaman hiç geçmemiş gibiydi. İşin ilginci, kızım da defilede yürüyecekti. Kaia defileye birlikte çıkacağımızı duyduğunda çok mutlu olmuştu ama benim ilk cümlem "Umarım çıkmayız. Yanında durmak istemiyorum! Yaşıtım kadınların yanında durmak istiyorum!" oldu.
Muhtemelen bir daha aynı defilede yer almayız. Yeni nesil modeller bizi o gün podyumda gördüklerinde çok heyecanlandılar çünkü onlar bizleri örnek aldı. "Ağlayamayız" dedik ama podyumdan indikten sonra herkesin gözü yaşardı.
Vogue'un kapağında kendinizi ilk gördüğünüz anı hatırlıyor musunuz?
Çok heyecanlandığım için üç dergi birden satın aldığımı hatırlıyorum!
Kasadaki kadın beni tanımadı, sadece, "9 dolar lütfen," dedi. Yüzüme bakmadı bile. Karşısındaki kızın heyecandan kalbinin yerinden çıkacağının farkında bile değildi.
Sevdiğiniz markalar hangileri?
Genel olarak Chloe ama Versace ve Balmain'in elbiselerini çok severim.
Süper trend kıyafetleri giymiyorum, hiç giymedim. Yaş aldıkça tarzınızı ve rahat hissettiğiniz şeylerin neler olduğunu öğreniyorsunuz. İsterse herkes kaşlarını kalınlaştırsın, kimin umurunda! Kalın kaşların sizde iyi durmadığını hissediyorsanız yapmayın.
Hayır işlerine yönelik tutkunuz nedir?
10 yaşındayken erkek kardeşimi lösemiden kaybettik. Bu yüzden benim için en tutku duyduğum hayır işi kanserli çocuklardır. Modelliğe başladığımdan beri kardeşimin tedavi gördüğü hastane ve Amerikan Kanser Derneği için para topluyorum.

50'ME KADAR YAŞLANMAKTAN KORKUYORDUM

Yaşlanmak hakkında sizi en çok korkutan şey nedir?
48, 49 ve sonra ahhh! Ama 50'ye girdikten sonraki gün iyiydi ve hâlâ kendimdim! Ama bir modelim, yani insanların nasıl göründüğünüze çok fazla dikkat ettiği bir işim var. Erkekler için de zor ama kadınlar için daha zor.
Hiçbir şey eskiden olduğu gibi değil ve aynada da değişiklikleri fark etmeye başlıyorsunuz. Bence zor olan bu. İşte bu yüzden hayatınızın diğer alanlarını geliştirmeniz çok daha önemli. Bu, iyi bir ilişki içinde olmak demektir. Benim açımdan mesela, aile ve çocuklar ile ilgili şeyler ve sevdiğim işlerde çalışmak demektir. Ve hayır işleri yapmak... Spor yapmak gibi uğraşlarınız varsa ve mutluysanız, her şey daha kolay hale gelir. Ama yine de zor.
Gardırobunuzun olmazsa olmazları neler?
Malibu'da yaşıyorum. Bu yüzden çok günlük şeyler. Kesinlikle jean pantolon. Deri pantolonları da seviyorum.
Geceleri bluz ve deri pantolon giyiyorum. Stella McCartney'nin bluzlarını seviyorum. Ayrıca ya topuklu ayakkabı ya da bot veya sahilde olduğumda parmak arası terlikler...