MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Bira yasağını abartıyoruz

Efes Pilsen One Love Festival'daki alkol yasağının eleştirilmesini doğru ama medyadaki tepkiyi abartılı buluyorum.
Yasağı eleştirmeyen köşe yazarı kalmadı herhalde. Bazıları otomatiğe bağladı, üç gündür yazıyor.
Hadi gazetelerin eklerinde görevli olan yazarlarının yazmasını anlarım da siyaset yazarlarının ve gazetelerin birinci sayfalarının üç gündür bira yasağına odaklanması anormal.
Anormal çünkü memleketin daha önemli meseleleri var. Kıdem tazminatında yapılan yeni düzenlemeler, Suriye kriziyle birlikte artan silah alımı...
Ya da sadece gazetelerin iç sayfalarında küçük haber olarak kullanılan Fransa'nın Lyon kentinde okuyan üniversite öğrencisi Sevil Sevimli'nin Türkiye'de Grup Yorum konseri izledi diye iki aydır cezaevinde olması...
Bunlar gibi daha birçok gerçek gündem sıralayabilirim.
Sevil için Fransa'da sivil toplum örgütleri, medya, siyaset ayağa kalktı bizde ise varsa yoksa 'bira yasağı'!

HEP AYNI FİLMİ İZLİYORUZ
"Sen yazdın mı?" diye soruyorsanız, Sevil'in haberi daha ana akım medyaya düşmeden yazdım.
Bira yasağını ise sadece Twitter'dan eleştirdim.
İnanın bana canım yazmak bile istemedi. Çünkü hep aynı filmi izliyoruz. One Love Festival'da çıkan polemiğin benzerlerini her yıl onlarca kez yaşıyoruz. Ve her defasında 28 Şubat süreci ve öncesinde bizlere aşılanan 'şeriat gelecek', hayat tercihlerine müdahale olacak korkusuyla olaylara tepki veriyoruz.
Evet, tepkiler haklı ama abartılı. Türkiye'de hiçbir şeyin geleceği ya da değişeceği yok. Rejim değişse bile hayat tercihleri değişmez!
Tek bir örnek vereceğim:
Tam da 'bira yasağı' için ülke elden gidiyor havasına girilmişken dün Radikal'de Ece Çelik imzalı 'Son trend: Açık hava birahaneleri' başlıklı iki sayfalık haber yayınlandı.

BU MUHALEFET DEĞİL
Haberde Cihangir'in, Galata'nın ve Beyoğlu'nun diğer sokaklarının nasıl açık hava birahanelerine dönüştüğüyle ilgili bir izlenim yazısı vardı. Kimse kapalı mekanlara gitmiyormuş; açık havada, sokaklarda alkol almak hem keyifli hem de ucuzmuş...
Aslında Türkiye'nin her yerinde; Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz sahillerinde de durum aynı. Herkes rahat rahat içkisini içiyor.(Konya'da durum farklı diyorsanız, orası da evde en çok alkolün tüketildiği şehir) Radikal'deki fotoğrafları bir Amerikalı'ya gösterseniz "Nasıl olur? Şehrin en işlek semtlerinde herkes yere oturmuş alkol alıyor. Nasıl izin verirler?" diye sorar.
Bira yasağına memleket meselesi gibi yaklaşıp muhalefet yaptığını sanan yazarlar aslında tam tersini yapıyorlar! Çünkü halk medyanın bu halini görüp "Memleket meselelerini unutup kafayı sadece Çamlıca'da cami yapılmasına, biraya takmış siyasi düşünceden bir cacık olmaz" diyor. Muhafazakâr kesim ise bu abartılı haber ve yazılarla daha çok kenetleniyor.
Olmadığı da ortada, son seçimlerdeki oy oranları aynen korunuyor. Sözcü gazetesi bile yazdı.
Daha doğrusu kafası karıştı: Anketlerde hükümetin son icraatlarının çoğu eleştirilmiş ama "Oyunu kime verirsin?" diye sorulunca yine yüzde 50 AK Parti çıkıyormuş.
Vallahi ben hükümetin yerinde olsam her hafta bir alkol ve camii polemiğinin çıkması için dua ederim.


Bugünkü Diğer Yazıları