MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Hayatımız inşaat

Suadiye'de seyir halindeki kamyonda yüklü gaz betonlar, ağaca takılarak kaldırımda yürüyen Ayşe Altın'ın (50) üzerine düştü.
Kilolarca ağırlıktaki beton kalıplar altında kalan kadın, feci şekilde can verdi.
İstanbul'un birçok ilçesi, hafriyat kamyonu terörü, inşaat kazaları ile sık sık gündeme geliyor.
Kentsel dönüşüme karşı değilim ama hayatım bina inşaatlarının arasında geçti.
Beşiktaş'ta oturuyorum, yıllardır inşaatlar devam ediyor; eskiler yıkılıyor yeniler yapılıyor, bir karış boş arazi varsa hemen bina dikiliyor.
Çocukluğum Beyoğlu'nda, Cihangir'de geçti.
O zamanlar da inşaat vardı, inşaat hiç bitmedi ki İstanbul'da!
İnşaat izlemek bir Türk geleneği. Dozerleri, kamyonları, vinçleri, binalara temel atılmasını durup uzun uzun izleyen başka bir halk yoktur herhalde. Yurt dışına çıkıyoruz, oralarda 100- 200 yıllık binalarda yaşıyor insanlar, eski korunuyor.
Bizde ise eskiyi yıkmak bir gelenek! Tamam, kentsel dönüşüm, depreme karşı yeni binalar yapılsın ama hayatımız inşaatlar arasında geçmesin; bunun bir planı, programı olsun.
Bir mahallede inşaat 10 sene devam etmesin.
En önemlisi güvenlik!
İşçiler ölmesin, yoldan geçen insanların kafasına beton düşmesin, bir bina yapılırken yandaki bina çökmesin. Daha caydırıcı, sert önlemlere ihtiyacımız var!
Zavallı Ayşe Altın'ın yerinde sen, ben, hepimiz olabilirdik.
Şoför güvenlik önlemi almıyor ve beton blokların altında kalıp ölüyorsunuz; işte Türkiye'de hayat bu kadar ucuz.