MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Terim gitsin, Güneş gelsin

Fatih Terim; hem medyayla hem de kadroya almadığı yıldız futbolcularla girdiği ego savaşında ağır yenilgi aldı. Fatih Terim'in mucizeler yaratmasına alışkınız ama bu kez durum vahim. Terim, basın toplantılarında mantıklı konuşma yapamayacak kadar kontrolü kaybetti. Bir takım mecburiyetten ya da rakibi şaşırtmak için farklı taktik dizilişlerle sahaya çıkabilir ama oturmuş bir oyun şablonu olur. Terim neredeyse her maçta farklı diziliş ve kadroyla sahaya çıkıyor. Bazı oyuncuları hayatlarında oynamadıkları pozisyonlarda sahaya sürüyor.
İzlanda karşısında önde oynayan üç oyuncumuz bugüne kadar 35 kez milli olmuşlar ama henüz golleri yokmuş. Kendi takımlarında ise bu sezon sadece toplamda iki gol atmışlar.

FATİH TERİM'İN EGOSU
Daha da kötüsü, Terim herkesle kavgalı; basın toplantısında görevi soru yöneltmek olan gazetecileri azarlıyor, TV kanallarının Arda Turan'la röportaj yapmasına bile katlanamıyor.
Sorun Arda'nın oynayıp oynamamasından daha büyük.
Biz, artık Terim ile 2018 Dünya Kupası'na gidebilecek miyiz onun hesabını yapmalıyız. Türkiye, Dünya Kupası'na en son 2002'de katıldı. 2018'i de kaçırırsak, bu üst üste katılmadığımız dördüncü şampiyona olacak ve 2022'yi bekleyeceğiz. Bir futbol kuşağı Dünya Kupası'nda mücadele etmemiş, birçok çocuk Türkiye'yi Dünya Kupası'nda izleyemeden büyümüş olacak.
Bu genç nüfusa ve futbola bu kadar yatırıma rağmen Türkiye'nin Dünya Kupası'na gidememesi büyük haksızlık ve utanç kaynağı olur.
Sırf Terim'in egosu, anlamsız çatışmaları için bir ulus mutsuz bırakılamaz. Bu ülke çalışıyor, üretiyor, krizlere, darbelere göğüs geriyor ama bir türlü sporda mutlu edilmiyor.
Terim'in, egosuyla bu gemiyi batıracağı ortada. Futbolumuz yeterince zarar gördü. Terim, "Başarısız olursam bedelini öderim" diyor ama ne bedel ödeyecek ki?
Alacak yüklüce bir tazminat, çekilecek köşesine!
Sporda uluslararası arenada elde edilen başarılar, siyasi partilerin de artı hanesine yazılır.
Devlet büyükleri, tribünde ülkesinin başarısını alkışlarken hafızalara kazınırlar. 2018'de Rusya'da olmak, AK Parti için de önemli olmalı. Terim'e bugüne kadar gösterdiği emeklerden dolayı teşekkür edilip futbol camiasında kavgaları bitirecek, herkesi kenetleyecek ve Türkiye'yi Dünya Kupası'na götürecek yeni bir teknik direktörle yola devam edilmeli.
Milli Takım düzeyinde 2002'de dünya üçüncüsü olarak en büyük başarıyı elde eden Şenol Güneş, Milli Takım'ın başına geçmesi için ikna edilmeli. Tıpkı Terim'in milli görev diye Galatasaray'ı bırakması gibi. Umarım Beşiktaşlılar da bu durumu anlayışla karşılar. Ya da Güneş hem Beşiktaş'ı, hem de Milli Takım'ı çalıştırabilir; dünyada bunun örnekleri var. Güneş; sağduyulu, uzlaşmacı tavrı ve kariyerinde şu anda zirvede olması açısından bu görevi fazlasıyla hak ediyor.
Eğer Beşiktaş Kulübü ve Güneş ikna edilemezse, o zaman Aykut Kocaman göreve çağrılmalı.