NİHAT HATİPOĞLU NİHAT HATİPOĞLU

Kur’an’ı tartışma aracı yapmak

Kur'an-ı Kerim ayetleri hayatımıza yön vermesi için Yüce Allah tarafından vahyedilmiştir. Yoksa kendi şartlandığımız kabul ve doğruları Kur'an ayetlerine söyletmek için değil.
Bazı insanlar, akıllarınca dini bir konuda bir sonuca varır, akabinde ise verdikleri sonucu başkalarına empoze etmek veya onları ilzam etmek için Kur'an'dan kendilerine, iddialarına uygun ayetler ararlar. Yüce Allah'a din öğretmeye çabalamak bu olsa gerek.

Kur'an'dan yararlanma metodu
Müslüman'ın Kur'an'a bakış metodu şöyle olmalıdır: Herhangi bir husustaki bütün ayetler derlenir. Bu ayetlerin Mekke ve Medine'deki iniş sıraları tespit edilir. Sonra da neden indikleri -esbabı nüzul- belirlenir. Bu ayetler kendi içinde zaman kaydı da esas alınıp anlaşılmaya çalışılır.
Sonra bu ayetler hakkında sahih bir rivayet -hadis-, Efendimiz'in (s.a.v.) açıklaması veya sahabenin yorumu varsa bunlar tespit edilir. Yine bu ayetlerle ilgili ilim erbabının görüşleri de kayda alınıp yorumlanır. Ortaya çıkan sonuca da itibar edilir. Kur'an-ı Kerim'den yararlanmanın en doğru ve tavsiye edilen metodu budur.

Siz Kur'an'ı tartışmak için mi gönderildiniz?
Hz. Enes (r.a.) diyor ki; Biz Hz. Peygamber'in (s.a.v.) kapısında oturmuş kendi aramızda müzakere yapıyorduk. İçimizden biri Kur'an'ın bir ayetini, diğerimiz ise diğer ayetini delil getiriyorduk. (Kur'an ayetlerini tartışmamıza malzeme yapıyorduk.) Nihayet bu iş tartışmaya vardı. O esnada Resulullah (s.a.v.) geldi. Öfkelenmiş olan yüzü -üzerine- nar tanesi sıkılmış gibi kıpkırmızı idi. Şöyle buyurdu:
"Ey İnsanlar! Siz bu tartışma için mi dünyaya gönderildiniz? Yoksa bunun için mi emredildiniz. Ben dünyadan ayrıldıktan sonra sakın bir kısmınız diğer bir kısmınızın boyunlarını vurarak kâfir olmayın." (Mecmeuz Zevaid)

Kur'an'ı görüşüne mahkûm etme
Kur'an-ı Kerim'i açıp herhangi bir ayetini okuyup 'bu ayet şunu anlatıyor' diye mutlak sonuca varmak sakıncalar oluşturur. Yanlış bir sonuç doğru var sayılabilir. Bu doğru bir yöntem değildir. Doğru yöntem yukarıda belirtilen yoldan sonuca varmaktır.
Hz. Cündüb diyor ki, Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim Kur'an-ı Kerim hakkında sırf kendi reyiyle konuşursa (kötü bir metodun yolunu açtığı için) isabet etse de hata etmiş sayılır." (Ebu Davud)