NAZLI ILICAK

Bozdağ, sorular cevaplar

3. Yargı Paketi tartışılırken, Meclis TV müzakereleri yayınlamadı. Oysa, konuşulanları duyabilseydim, alelacele getirilen önergenin muhtevasını daha iyi anlayabilirdim. Nitekim, Bekir Bozdağ aradı ve 4 Temmuz tarihli yazımda bir düzeltme yaptı. Ben, teknik takip ile iletişimin tesbiti ve kaydedilmesi gibi konularda, çıkar amaçlı suç örgütlerine istisna getirildiğini, yolsuzluğa bulaştığı duyumu alınan kamu personelinin telefonları dinlenmeyeceği gibi, teknik takibinin de yapılmayacağını yazmıştım. Çok şükür bu söylediklerim doğru değilmiş. Maksat, terör söz konusu olduğunda, Türk Ceza Kanunu'nun 220'nci maddesinden yargılananlar, sadece yardım yataklık etseler veya propaganda suçu işleseler dahi, teknik takiple izlenip, dinlenebileceklermiş.
Buna mukabil, terör dışında, 220'nci maddenin kapsamına girenlerden, yardım yataklık suçu işleyenlerin ya da propaganda yapanların telefonları dinlenemiyor ya da izlenemiyorlar. (İstisna onlar için)
Karşımda Bekir Bozdağ'ı bulmuşken bazı sorular da sordum. "Niçin çıkar amaçlı suç örgütü kapsamında yasadışı işlere bulaşanların, yolsuzluk yapanların yargılanması için ön izin şartı yeniden geçerli oldu?"
Meğer böyle bir maksat yokmuş. Bozdağ, bana şunları söyledi: "Ergenekoncular ya da Balyozcular serbest kalacak diyenlerin iddiaları gerçekleşmeyince, bu defa kamuoyunu bu şekilde yönlendirmeye çalışıyorlar. Oysa, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki istisna kalktığı için, her suçla ilgili soruşturma kendi özel kanuna göre yapılacak. Rüşvet, irtikap, zimmet suçuna bulaşan memurlar açısından kanunlarımız soruşturmayı izne tâbi tutmuyor. Dolayısıyla, bu iddia da doğru değil."
- Daha önce Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılacak deniliyordu. Kaldırdınız ama, bütün davalar sonuçlanıncaya kadar aynı hâkim ve savcılar görev başında. Bu konuda Cemaat'le aranızda bir anlaşma olduğu belirtiliyor.
- Ne ilgisi var! Tabii hâkim ve tabii savcılık ilkesi gereği -ki bu durum anayasamızda da teminat altına alınmıştır- davayı başından beri yürüten mahkemeler değiştirilemez. Değiştirilmesi anayasaya aykırıdır. Değiştirilmesi sanık aleyhine bir durum yaratabilir. Zira yargılama uzar. Dosyaya vakıf olmayan hâkimlerin hata yapma ihtimali artar.
- Aynı tip davaların biri Özel Yetkili Mahkeme'de görülürken, diğerinin bölge ağır ceza mahkemelerine gitmesinin anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu söyleniyor.
- Yukarıda da belirttiğim gibi asıl tabii hâkim ilkesine uyulmazsa anayasaya aykırı olur. İki ayrı mahkeme sürekli faaliyet göstermeyecek. Ellerindeki dosyalar tamamlanınca Özel Yetkili Mahkemelerin vazifeleri sona eriyor. Bu mahkemeler yeni bir dava almayacaklar.
- Özel Yetkili Mahkemelerin hâkim ve savcılarının bundan böyle yeni kurulacak bölge ağır ceza mahkemelerine atanmayacakları da iddialar arasında. Tasfiye mi ediliyorlar?
- İlgisi yok. Bir kere ellerindeki dosyaları sonuçlandıracaklar. Ayrıca bu konularda kararı HSYK verir.