DİŞ HEKİMİ İLKER ERDOĞAN DİŞ HEKİMİ İLKER ERDOĞAN

Ağız içi mikroskop ve lazer destekli uygulamalar

Diş eti iltihabını tedavi etmek için lazer cerrahisi kullanılıyor. Mikroskop, dişin etrafındaki detayların daha net görünmesini sağlarken, lazer ilaçların ulaşamayacağı yerlere ulaşıyor

Dişlerimizin günlük hayatımızdaki önemini ancak dişlerimizle ilgili bir sorun yaşadığımız zaman fark ederiz. Oysa ki dişlerimiz; konuşmak, yemek yemek, gülmek gibi gün içerisinde sürekli tekrar ettiğimiz basit ama önemli hareketleri rahatlıkla yapabilmemizi sağlar.
Sağlıklı dişleriniz yoksa gülümsemeyi unutun! Ağız ve diş sağlığı hayatımızı sandığımızdan çok daha fazla etkiler. Araştırmalar göstermiştir ki ağız ve diş sağlığımız; genel vücut sağlığımız, psikolojimiz, yeme-içme alışkanlıklarımız, çalışma ve başarı performansımız üzerinde etkilidir.

YEMEKTEN KEYİF ALINIR
Sağlıklı dişlere sahip olmadan yemek yemekten keyif almamız, yediklerimizin tadına varmamız mümkün değildir. Çünkü bozuk ve sağlıksız bir diş yapısıyla ısırma, koparma, çiğneme gibi eylemleri rahatça gerçekleştiremeyiz. Konuşurken sesleri doğru ve düzgün bir şekilde çıkaramayız.
Dişler aynı zamanda yanak ve dudaklara destek dokular olduklarından, diş eksikliği yüzümüzde ve yanaklarımızda çökmeler meydana getirir. Bu çökmeler fiziksel görünümümüzü de olumsuz yönde etkileyecektir.
Sağlıklı dişlere sahip olanlar daha fazla gülümsüyor, daha rahat sohbet ediyor, çevrelerinde diğer insanlarla daha kolay iletişim kurarak sosyal ortamlarda özgüvenli davranışlar sergiliyorlar.

DAHA ÇEKİCİ HİSSEDİYORLAR
Ayrıca yapılan araştırmalar daha fazla sayıda doğal dişe sahip olan bireylerin, yaşıtlarına göre kendilerini daha çekici bulduklarını gösteriyor. Bunun yanında diş yapısı ve diş sağlığı bozuk olan bireylerde ise özgüven eksikliği sorunu yaşanıyor. Bu kişiler genellikle konuşmaktan ve gülmekten çekiniyor ya da konuşurken veya gülerken elleriyle ağızlarını kapatıyorlar. Bu da içe kapanık bir ruh hali sergilemelerine ve sosyal ortamlardan uzak durmalarına neden olabiliyor.
Gülümseme, kimliğimizin en önemli parçası ve bizi biz yapan özelliklerden en büyük tamamlayıcısıdır. Sosyal hayatımızda kendimizle ilgili ilk izlenimi gülümseyişimizle veririz. Sağlıklı dişler de güzel bir gülüşün sırrıdır. İşte bu nedenle artık herkes sağlıklı dişlere ve güzel bir gülüşe sahip olmak istiyor. Siz de ağız ve diş sağlığınıza özen gösterin ve içinizden geldiği gibi gülümsemekten korkmayın!

MİKROSKOP VE LAZERLE TEDAVİ
Hedefimiz dişlerinizi her zaman ağzınızda tutmayı başarmaktır. Dişeti hastalığı; dişin alveolar kemik, kök dolgu maddesi, periodontal ligament ve dişetini içeren diş yapısının hastalık bilimidir. Hastalığa ana olarak birçok bakteri sebep olur; ancak farklı eşçarpanlar tek başlarına hastalığa sebebiyet veremeyecek olsalar da önemli roller oynayabilirler.
İlk görülebilir belirtiler genellikle; dişetlerini fırçalarken kanama, yumuşak dokuların çekilmesi, dişin hareketliliği ve aşırı hassaslığı, yer değiştirmeleri ve devamlı ağız kokusudur. Eğer tedavi edilmezse, dişeti iltihabı diş kaybına neden olur. Neyi görürseniz onu tedavi edebilirsiniz prensibinden yola çıkarsak, bu özel mikroskoplar net görmeyi ve hedefe yönelik tedaviyi kolaylaştırır.
Ağız içi mikroskop ile lazer cerrahisinin sistematik olarak kullanılması sayesinde diş eti iltihabını tedavi etmek mümkündür. Mikroskop, kökler boyunca dişin etrafındaki ceplerin ve diğer detayların daha net görünmesini sağlarken büyük cerrahi uygulamalardan kaçınılır. Lazer ilaçların ulaşamayacağı yerlerde bile dişeti problemlerinin yok edilmesini sağlar.
Bakteriyi yok ettikten sonra, cepler yeniden kapanır, kemik yenilenir ve böylelikle diş çekimi ve dental implantoloji gibi daha girişimsel ve pahalı tedavilerden kaçınılarak dişi ağızda tutmak hedefine ulaşılır.

GELENEKSEL CERRAHİ TEDAVİLER
Hastalık yapan bakterileri kökten yok etmez, tekrarlama riski yüksektir.
Kanal tedavileri ve protezle ilgili tedavilerin gerçekleştirilmesini varsayar.
Dişin kökünü kapanmamış şekilde bırakabilir; bu da gözle görülebilir estetik hasara ve hassasiyet sorunlarına yol açar.
Cerrahi olmayan tedavinin avantajları ise şunlardır:
Anesteziye gerek yoktur.
Diş etlerinin kanamasını hemen durdurur.
Operasyondan kaynaklanan rahatsızlıkları ortadan kaldırır.

AĞIZ CERRAHİSİ
Hasarlı veya gömülü diş çekimi, kök parçalarının çekimi ve kist, aşırı gelişim, tümör vb.'nin ortadan kaldırılması ile ilgilenir. Operasyon mikroskobu ile dişin geleneksel cerrahide kontrol edilemeyen çok küçük parçalarını; birbirini izleyen bulaşıcı etkileri yok ederek kolayca ortadan kaldırmak mümkündür.

GELENEKSEL İMPLANT
Dişetinde büyük bir kesik ve ardından dokuların kemikten ayrılması gerekir.
Kolayca ağrıya sebep olabilir.
Operasyon sonrası ödem, kanama ve kan toplanması riskini artırır.
Kemikte hızlıca ve sert bir şekilde delik açmak için matkap şeklinde alet kullanılır, bunu yaparken dokunun biyolojisi göz önünde bulundurulmaz.
İmplantların sadece büyük miktarda kemik olan anatomik alanlara yerleştirilmesini sağlar.
Vücudun diğer kısımlarından (kalça, kaval kemiği, kafatasının üst bölümü) kemik ilavesi kullanılarak erimiş çene kemiğinin yeni bir anatomisini oluşturur.
İmplantların takılması için birkaç ay beklenmesi gerekir. Hastalar sıklıkla dişsiz kalır. Bu da başarısızlık riskini artırır.
Operasyon sonrası, çoğunlukla ağrı kesicilerle kontrol etmesi zor acıya sebep olur.

LAZER DESTEKLİ DİKİŞSİZ İMPLANT UYGULAMASI
Yumuşak dokuların kesilmesi ve bağlantılarının kesilmesi her zaman gerekli değildir.
Alet uçları düşük rotasyon hızıyla implant alanını hazırlar ve bunu yaparken kemiğin yapısını ve canlılığını göz önünde bulundurur.
İmplantların daha az kemik ilavesine ihtiyaç duyularak takılmasını ya da yenilenmesi ile kombinasyonlu şekilde yürütülmesini sağlar.
İmplantları takmadan önce uzun süreli iyileşme dönemi gerektirmez ve hemen ya da erken takmak sıklıkla mümkündür.
Operasyon mikroskopu kullanımı sayesinde, cerrahi boşluk ve çevreleyen anatomik yapı arasındaki ilişkiyi tamamen kontrol etmek mümkündür.
Gelişmiş arındırma yöntemleri ile kontrol altına alınan enfeksiyon olması durumunda bile diş çekiminden hemen sonra implant yerleştirmeye olanak verir.
Her türlü iltihaplanma ve implant çevresi doku enfeksiyonlarının tedavisini sağlar.
Dikiş ihtiyacını azaltır, implant ve yumuşak doku arasında yakın temas sağlar.