ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Kongreler Antalya’ya kaydı

İstanbul'daki oteller Türkiye'de art arda yaşanan patlamaların ardından kötü bir yaz geçiriyor. Doluluk yüzde 50'lerin altına inmiş durumda.
Önceki akşam otelcilik sektöründe 25 yıllık deneyimi olan Türkiye aşığı Swissotel'in Avusturyalı Genel Müdürü Gerhard Struger ile 90 milyon euroluk yatırım yaparak yeniledikleri otelin muhteşem İstanbul manzarasına tepeden bakan mekanı Gaja Roof&Sky'da bir araya geldik.
Struger, 1997'de İstanbul Swissotel'de orta kademe yönetici olarak çalışmış, ardından gidip 2001'de Berlin Swissotel'i açmış ve 2005'te İstanbul'a genel müdür olarak dönmüş. Ülkeyi öylesine seviyor ki Çeşme Alaçatı'da ev dahi satın almış ve 11 yıldır Türkiye'de hem ekonominin çok canlı olduğu altın yıllara hem de krizlere tanıklık etmiş. Dolayısıyla 2016'yı tüm bunların ışığı altında değerlendiriyor ve diyor ki "İnsanlar çabuk unutuyor." Dünyanın en büyük terör olayı olan 11 Eylül dahi 2 yıl geçmeden unutuldu ve yine seyahatler başladı. Ancak burada önemli olan terörün devam etmemesi. İstanbul'da arka arkaya patlamalar olması bu yıla ait tüm rezervasyonları iptal ettirdi.
Öğreniyoruz ki bu arada yabancı misafirler ve büyük kongrelerde iptaller olurken, içerdeki önemli toplantılar da İstanbul'dan Antalya'ya kaymış. Gerhard Struger, "Neticede İstanbul otellerinin verdiği fiyatın yarısını veriyorlar ve bu toplantılar da Antalya'ya kayıyor" diyor.
Tabii ki düğünler şu anda otellere yardımcı oluyor. Mesela sadece Swissotel'de bu yaz 60 düğün olacak ancak Genel Müdür Struger, "Bütçeyi müşteri belirliyor, ben çok ucuz da çok pahalı da organizasyon yapabilirim. Yani düğünler bize yardımcı oluyor ancak ciromuzu etkileyecek kadar da değil" diyor.
İşte böyle bir dönemde oteller, uzun süredir düşündüğü tadilat, rönovasyon işlerine asılmaya başlıyor, nasılsa otel odalarının yarısı boş.
Peki 2017 nasıl olacak diye merak ediyorum? Struger'e göre 2017 zorlu bir yıl olacak ancak 2018 çok daha iyi bir yıl olacak. "Çünkü" diyor, Struger, "Türkiye kadar güzel bir destinasyon yok. Eninde sonunda gelecekler."