HASAN BÜLENT KAHRAMAN HASAN BÜLENT KAHRAMAN

Dünya alt üst olurken, Katar

Durum karışık, çok karışık!
Serinkanlı bir biçimde önce olayları gözden geçirelim.
Dört Arap ülkesi Katar'a ambargo uyguladı. Trump bundan haberi olduğunu açıkladı. Ambargonun nedeni Katar'ın, öyle söyleyelim, 'terör örgütleri' ile ilişkisi.
Sadece bu bile başlı başına bir olgu Türkiye için. Nedeni belli, Katar'ı desteklersek Suud'ları, Suud'ları desteklersek Katar'ı küstüreceğiz.
Halbuki sermaye transferi bakımından ikisine de ihtiyacımız var.
***
Devam edelim.
Terör örgütleri sayılan örgütlerle Türkiye herhangi bir şekilde irtibat kurarsa başı derde girecek.
Amerika-İngiltere hattı bu konuda alabildiğine duyarlı. Bize uçuşlarda uygulanan 'laptop yasağı'nın altında bu yatıyor.
***
Devam edelim.
Rakka düştü düşecek. Böylece İran'dan Akdeniz'e, Lazkiye'ye kadar uzanan hatta, yani Türkiye'nin güneyinde, yani Ortadoğu'nun kuzeyinde bir Kürt bölgesi kuruldu. ABD bu oyunu oynadı ve kazandı. (Ah, zamanında böyle olacak dediğimde bana kızan 'allame', 'uluslararası ilişkiler uzmanı' dostlarım, ah!...) Bu ne demektir biliyor musunuz, artık Türkiye'nin OD ile ilişkisi kopmuştur.
Türkiye öyle elini kolunu sallayarak OD'ye 'inemeyecek.' Üstelik Kürtler de Akdeniz'e uzanma imkânına sahip oldular. Bu basınca Türkiye'nin Güneydoğusu ne kadar tahammül edecek sorulacak sorudur. Tek ilişki kurduğumuz Barzani de başka tellerden çalıyor.
***
Devam edelim.
Bana göre 1918 sonrası dünya tarihi ve siyaseti Rusya, Esad ve Suriye diyerek OD'ye indiğinde değişti. Bizlere çocukluğumuzda bir klişe olarak ezberletilen 'Rusya'nın sıcak denizler hayali' gerçekleşti. İkincisi, Rusya apaçık bir şekilde İran'la ilişki kurdu. Bu tıpkı Kürtler gibi İran'ın da Akdeniz'e açılması demek.
***
Devam edelim.
Bu karmaşık, çok karmaşık 'oyun'da şimdi kendisine yeni bir rol ve yer arayan ABD var. Yani, affedersiniz, Suud'ların Katar'dan istekleri yeni değil. Daha önce de benzeri bir durum oluştu. O zaman da ortaya çıkmıştı, bugün de anlıyoruz.
Bu ülke arkasında ABD olmaksızın, İngiltere olmaksızın böyle bir politika biçimlendirir mi? Üstelik hangi Suudi Arabistan'dan söz ediyoruz Allah aşkına, daha dün ABD'den 350 milyar dolarlık silah alan ülke değil mi bu?
***
Tüm bu oluşumlar bizi had safhada ilgilendiriyor.
Çünkü Türkiye kendisine bu oluşumlar içinde bir yer bulacak.
O yerin ne olacağını söyleyeyim.
Bundan sonra Türkiye, OD-Arap devletleri ve İslam ideolojisi bağlamında bir politikayı daha fazla ve bugüne kadarki tonda sürdüremez. Bu tamamlanmış bir süreçtir. Kürt oluşumu, Rusya-İran denklemi ve şimdi Suud-Katar zıtlaşması OD'yi Türkiye'ye kapatıyor. Bu, Türkiye OD'den elini eteğini çeksin anlamına gelmez. O tam manasıyla saçma bir önerme olur. Ama yeni bir dönemde yeni pozisyonlar olacaktır ve dış politika ona göre şekillenecektir.
O zaman... Efendim, gerisi çarşamba gününe...