KEREM ALKİN KEREM ALKİN

Başlarken, Türkiye için sorumluluklarımız

Akademik kariyerime 1987'de başladım. 29 yılı geride bırakmışız. 1990'dan bu yana da ekonomi medyasında verilerin analizini yapıyor ve günceli yorumluyorum. Sabah gibi seçkin bir markanın yükseliş serüvenini yakından takip edebilecek kadar medyada görev yaptım.
Sabah ailesi ile, bu ikinci buluşmam. İlkinde birkaç yıl, halen yayın hayatını sürdüren Para dergisinde çok zevkli, katma değerli işler yaptık.
Bir kez daha, birbirinden değerli gazetecilerle, medya emekçileriyle birlikte olmanın mutluluğu yaşıyor, sorumluluğunu da taşıyorum.

Kolay değil. Sloganı 'Türkiye'nin en iyi gazetesi' olan bir gazetede, ekonomi alanıyla ilgili en taze, en kritik önemde konu başlıklarını yorumlamamız ve sizlerin gündemi belirleyen olaylara ve başlıklara farklı açılardan bakmanızı sağlamamız gerekecek.
Sabah gazetesinin tüm ekibi, uzunca bir zamandır, sizlere, değerli okuyuculara, Türkiye ve bölgesinde yaşananları ve yaşatılmaya çalışılanları, Türkiye için sorumluluklarımızı hatırlatma ve bizi 'bir ve diri' tutmaadına, büyük bir emek ortaya koymaktalar.

Yükselen Avrasya ve Pasifik


Soğuk Savaş'ın bitimiyle birlikte, dünyadaki ekonomi-politik güçlerce önlenemeyen yeni bir dünya düzeni oluşmaya başladı ve 'Atlantik' düşüşe geçerken, 'Avrasya' ve 'Pasifik'in yükselişine şahit olduk.
'Atlantik' tarafında, neo-liberal politikaların öncülük ettiği 'finans-kapital' hırslar, reel sektör ile finans sektörü arasındaki katma değer dengesini alt üst ederken, spekülatif para kazanma hırsı, son küresel finans krizini karşımıza getirdi ve 'Atlantik' cephesindeki 'kara delik'in boyutlarını genişletti.
Bu nedenle, G7'nin açmazları artarken, Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Kore, Meksika, Türkiye ve Rusya'nın oluşturduğu yeni E7 Grubu'nun 2000'li yıllardaki yükselişine, son küresel finans krizinden daha da güçlenerek çıkmalarına şahit olduk.

Ve 2012'den itibaren, E7 Grubu'nun algısına, istikrarına ve yükselen ekonomik gücüne yönelik akıl almaz bir saldırı başladı. Bu ülkeleri, adeta siyasi ve ekonomik açıdan köşeye sıkıştırmaya yönelik bir sistematik kampanyadan söz ediyoruz. Türkiye, yükselen Avrasya'nın tam merkezinde yer alan ve bu coğrafyaya ilham veren bir ülke olarak, yoğun bir saldırı ile karşı karşıya. Bu durum, bizlere ağır bir sorumluluk yüklüyor. Bu ülkenin bugün ve gelecekte, bağımsız ve güçlü olabilmesi için, hayatını hiçe sayan her şehidimiz ve gazimiz, bizlerin sorumluluğunu bir kat daha artırıyor. Yazılarımızı bu sorumluluğun bilinciyle sürdüreceğiz.