KEREM ALKİN KEREM ALKİN

Avrupa zayıflayan itibarı için atakta

Ramazan bayramı nedeniyle, öne çıkan ekonomi haberleri, Antalya'nın 2 yıl sonra, bir günde 140 bin havayolu yolcusu ile yeni bir rekora imza atmasıydı. Türkiye'nin cari açığının kapanmasına kritik önemde katkı sağlayan turizm sektörüne yönelik her iyi haber, döviz geliri, yeni yatırım hamleleri ve istihdam anlamına geliyor. Biz bayram tatilindeyken dünya durmuyor, elbet. ABD Başkanı Trump'ın uluslararası siyaset alanında şu ana kadar sebep olduğu bir dizi gerginlik, ilginçtir, AB cephesinde kenetlenmeyi yoğunlaştırdı. Trump'ın NATO nezdinde AB ülkelerine yönelik eleştirel tavrı, G7 ve NATO zirvelerinde doruk noktasına ulaştıktan sonra, Almanya Başbakanı Merkel, AB'nin NATO'suz, bilhassa ABD'siz yeni bir güvenlik konsepti oluşturmasından söz etmeye başladı. İngiliz halkının 'Brexit' kararıyla tarihinin en zor günlerini yaşayan ve 'dağılma' riskiyle karşı karşıya kalan AB, Fransa'da Macron'un cumhurbaşkanı seçilmesi, Almanya ile önemli birliktelik mesajları ve Macron'un ilk yurtdışı ziyaretini Almanya'ya yapması sonrasında, bir toparlanma süreci yaşıyor.
Avrupa Merkez Bankası'nın, Londra'nın finans merkezi olma özelliğini etkileyecek 'euro takası' kararı sonrasında, 'kırmızı alarm' veren İspanyol ve İtalyan bankalarından gelen haberler ve bilhassa iki İtalyan bankasının kurtarılmasına yönelik hükümet kararının tüketici haklarını savunan STK'lar tarafından skandal olarak nitelendirilmesi, Avrupa bankacılığı üzerinden yürüyecek yeni bir kavganın habercisi. İşte, tam bu noktada, Almanya'nın, bir yıl önce karşı çıktığı 'ortak maliye bakanı ve ortak bütçe' fikrini, şimdi destekliyor olması not alınmalı. Çünkü AB projesi, ortak para politikasının ortak maliye politikası ile desteklenmediği bir süreçte dağılma noktasına geldi. Merkel'in, yapısal çerçevenin hazır olması halinde, Euro Bölgesi için ortak maliye bakanı ve bütçesi önerisi, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un savunduğu Euro Bölgesi reformlarına da olumlu mesaj anlamına geliyor. Yani, Merkel- Macron birlikteliği ile, AB projesini kurtarma operasyonu hız kazanmış durumda.
Avrupa Birliği'nin geleceği adına, Almanya-Fransa işbirliğinin öne çıktığı şu günlerde, ABD menşeli Google'a internet alışverişinde rekabet kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle AB'nin 2.42 milyar euro ceza kesmesi de not alınmalı. Bu yeni süreç, Schröder-Chirac ikilisinin Türkiye'nin AB için kritik önemde bir ülke olması gerçeği ile, izledikleri politikaya geri dönülmesi ihtimalini de güçlendirecek mi; AB umarız Türkiye politikalarında da silkinir ve doğru istikameti bulur.