KEREM ALKİN KEREM ALKİN

Atlantik İttifakı’nda çatlaklar büyüyor

19. Yüzyıl'ın ortalarından bu yana dünya ekonomi-politiği, petrolle başlayıp, günümüzde nükleer, yenilenebilir, füzyon enerjisiyle süregelen acımasız ve kanlı bir rekabetin, savaşın içinde. Her iki dünya savaşının da tetikleyici unsurlarından biri konumunda olan enerji savaşı, ABD'nin kapitalist sistemin liderliğini 1941'de üstlenmesi ve 1950'den itibaren sömürgecilik hareketinin çözülmeye başlaması ile birlikte, büyük ölçüde durulmuştu. IMF, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ve NATO'nun devreye girmesiyle, ABD Kuzey-Kuzey İttifakı'nın da patronu oldu. 2000'lı yılların başından itibaren yükselişe geçen Güney-Güney İttifakı ise, 2008 küresel finans krizi sonrasında, dünya ekonomi politiğindeki ağırlığını hızla artırmaya başladı ve 60 yıllık Kuzey-Kuzey İttifakı'nda çatlama ve çözülme belirtileri gözlemlemeye başladık. Bugün, ABD ile İngiltere ve AB arasında ticaret ve enerji savaşlarının hızlanmasıyla, çatlaklar derinleşiyor gözüküyor.
Baltık Denizi doğalgaz hattı anlaşması ile ülkesi Almanya üzerinden Rusya'nın Avrupa enerji pazarındaki etkinliğine katkı sağlamış olan eski başbakanlarından Schröder, siyasi kariyeri sonrası Gazprom Avrupa'nın yönetim kurulu başkanı olmuştu. Schröder, geçtiğimiz hafta da Rusya'nın en büyük petrol üretici firması Rosneft'in Denetleme Kuruluna seçildi. Rusya'nın Doğu Ukrayna'daki askeri harekâtı nedeniyle, ABD ve AB'nin aldığı kararlar doğrultusunda, Rosneft, 2014 sonbaharından bu yana AB'nin yaptırım listesinde. Schröder ise, bu görevlerle Avrupa ve Almanya'nın enerji ihtiyacını güvence altına almaya katkı sağlamayı hedeflediğini belirtiyor. 44 yıl sonra, enerjideki ihracat yasağını kaldıran ABD ile Rusya arasındaki enerji rekabeti, Ortadoğu'dan Körfez'e, Orta Asya steplerinden Alpler'e kadar uzanmış durumda. Irak ve Suriye de kanlı enerji kapışmasından ne yazık ki nasiplerini almış durumda. ABD ile menfaatleri giderek ayrışmakta olan İngiltere ise hayli sessiz.
Şimdi, ABD ile AB arasındaki ticaret savaşı tırmanırken, Boeing ve Kanadalı Bombardier arasındaki gerilim, İngiltere'ye de sıçramış durumda. Boeing'in şikâyetiyle ABD yönetiminin Bombardier jetlerine uygulama kararı aldığı yüzde 220'lik gümrük vergisi, Kuzey İrlanda'daki fabrikayı zora sokunca, İngiltere Savunma Bakanı da Boeing'in bu tavrına, savunma ihalelerinde sıkıntı yaşabileceği uyarısıyla cevap verdi. Kuzey-Kuzey İttifakı'nda menfaat çatışması tırmanırken, Rusya, Çin ve İran'la olası stratejik işbirliği fırsatlarını göz ardı etmeyelim.