RASİM OZAN KÜTAHYALI RASİM OZAN KÜTAHYALI

Devlet Bahçeli ve başkanlık sistemi (2)

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına dün köşemde yer verdim. Bahçeli'nin fiili duruma dair tespitleri son derece isabetli ve gerçekçidir...
***
Başkanlık sistemi meselesi Erdoğan meselesi değildir. Türkiye özgürlükçü ve demokratik bir anayasal çerçeve altında başkanlık sistemine geçiş yapamazsa ileride muhakkak ki büyük problemler yaşayacağımızı herkes görmelidir. Devlet Bahçeli'nin gerçekçi teşhisleri Türkiye'nin hakikatleridir...
***
O yüzden başkanlık sistemi meselesi Türkiye için hayati bir konudur. Recep Tayyip Erdoğan zaten fiilen çok güçlü ve daha güçlü olmak için başkanlık sistemine ihtiyacı yok. Erdoğan'ın niyeti kötü olsa mevcut rezil 12 Eylül anayasasıyla istediği gibi ülkeyi yönetebilir. Asla bir sistem değişimi istemez...
***
12 Eylül anayasasında Cumhurbaşkanlığı'na verilen yetkiler ABD Başkanı'na verilen yetkilerden fazladır. ABD Başkanı yetki anlamında 12 Eylül anayasasının Cumhurbaşkanı kadar güçlü asla ve asla değildir. Üstelik şu anki sakat sistemde Cumhurbaşkanı'nın yetkisi bol, sorumluluğu ise nerdeyse yok...
***
Başkanlık sistemi der demez "Diktatör yaratır" diye karşı çıkılması hurafesine artık milletin çoğunluğu da inanmıyor. MHP tabanında ise hiç kimse inanmıyor...
***
Çünkü adam gibi bir başkanlık sistemi gerçek bir kuvvetler ayrılığı sistemidir ve dolayısıyla diktatörlüğe karşı panzehir işlevindedir...
***
Önce şu basit soruyu soralım:
Başkanlık sistemiyle gelen hangi ünlü diktatörü tanıyorsunuz? Ben hiç tanımıyorum ve bilmiyorum...
***
Peki, şöyle bir soru soralım: Nazizm, Faşizm ve Bolşevizm yani Hitler, Mussolini ve Lenin hangi politik sistemler vasıtasıyla diktatörlük inşa etti? Cevap: Hepsi parlamenter sistemler sayesinde...
***
Türkiye en nihayet şu anki şekilsiz ve ne idüğü belirsiz rejimini geride bırakacak ve iki turlu başkanlık sistemi modeline geçecektir...