RASİM OZAN KÜTAHYALI RASİM OZAN KÜTAHYALI

Sabiha Gökçen’de büyük rezalet

Bu yazıyı Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan kalkan Pegasus Havayolları'nın Paris uçağından yazıyorum. Bir konferansa konuşmacı olarak davetliyim ve ilk kez yurtdışına Sabiha Gökçen'den çıkıyorum. Daha önce hep Yeşilköy'den yurtdışına gitmiştim.
Bu Sabiha Gökçen deneyimi iyi oldu çünkü bu sayede bazen okurlarımdan işittiğim rezaleti bizzat görme şansı buldum.
Hakikaten Türkiye'ye yakışmayan bir kepazelik ortamı varmış Sabiha Gökçen'in Dış Hatlar bölümünde.
Anlıyorum ki sadece bugüne has değil bu durum. Kötü yönetim sebebiyle yurttaşlarımız genel bir eziyet çekiyorlar.
Derhal bu eziyetin durdurulması ve bu Kurtköy havalimanı meselesinin çözülmesi lazım...
***
Dün sabah 7-9 arası saatlerde Sabiha Gökçen Havalimanı'nda haklı bir halk isyanı vardı. Dehşet bir kalabalık ve herkesin sinirleri gergin. Çok çok az sayıda yetkili var. Ortada nerdeyse hiçbir otorite yok. İnsanlar bu otoritesizlik ortamında sıra kavgalarından ve uçak kaçırma telaşından birbirine girmek üzereydi. Tekme tokat kan revan çıkacak kavgaların ucundan dönüldü.
Memurlar bu denetimsizlik ortamında yaydıkça yaymış. İnsanların çektiği eziyet umurlarında değil. İşler çok çok yavaş ilerliyordu.
Sanki 2017 Türkiyesi değil 1977 Sovyetler Birliği ortamı. Binlerce yolcu isyan ediyordu ve çok haklılardı...
***
Doğru düzgün yetkililerin ve otoritenin olmadığı o sinir harbi ortamında insanlar gelip bana dertlerini anlatmaya başladılar. Etrafım bir anda doldu. Adeta ortama düzen vermem için beni yetkili tayin etmeye kalktılar.
Gerçek bir kaos ve kargaşa ortamı vardı.
Özellikle gurbetçilerimiz her seferinde çektikleri eziyetleri bana anlattı. Ucuz diye hep Kurtköy'den kalkan uçakları kullanmak zorunda kaldıklarını ve hep böyle sıkıntı yaşadıklarını aktardılar. Türkiye'ye asla yakışmayan manzara bu.
AK Parti hükümeti bu rezalete dur demek zorunda ve bu Sabiha Gökçen meselesini çözmek mecburiyetindedir. Yoksa Gökçen'i yöneten firmaların bu korkunç ihmallerinin faturasını AK Parti 2019 seçiminde ağır öder...
***
Eski Türkiye'den kalma bu işletmecilik anlayışı ile Sabiha Gökçen devam edemez. Sovyetler'i andıran bu manzaraları Türkiye toplumuna yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. Dahası uzmanlar pist kalitesi olarak da Sabiha Gökçen'de büyük sıkıntı olduğunu söylüyor.
Bu durum adeta kazaya davetiyedir.
Bu kaza tehlikesini Günday Şimşek de geçenlerde yazmış.
Görülüyor ki Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yönetiminde çok büyük bir boşluk var.
Kurtköy'de Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) gibi meydan otoritesi konumunda olan Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın (SSM) HEAŞ (Havalimanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri) adlı şirketine ya çeki düzen verilmesi lazım ya da bu işin adam gibi özelleştirilmesi lazım.
Sanırım bir de küçük ortak Malezyalı şirket varmış. Kim yönetirse yönetsin şu anki idare berbat. Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan'ın ve Başbakan Binali Yıldırım'ın bu meseleye acil el atması lazım. Bu meydandan uçuşlar yapan Sunexpress, Pegasus, THY gibi havayolları da bu rezalete sessiz kalmayıp aktif olmalı.
Kurtköy deyince akla Pegasus geliyor ve insanlar bu durumdan ötürü Pegasus'a da çok tepkili. Toplum kimin yönettiği ile ilgilenmiyor, bu havalimanının iyi yönetilmesi ile ilgileniyor. Bu Sabiha Gökçen ayıbı behemehal düzeltilmeli...