MELİH ALTINOK MELİH ALTINOK

Kılıçdaroğlu’na “bu aklı” kim veriyor?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün bir şehit cenazesinde daha protesto edildi. Al Jazeera'nın haberine göre, Midyat'taki PKK saldırısında şehit düşen polis memuru Nefize Özsoy'un Edirne Selimiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından gerginlik yaşandı. Bir şehit yakını Kılıçdaroğlu'na, "Teröre destek vermeye devam edecek misiniz?" diye bağırınca, CHP'lilerin tekmeli yumruklu saldırısına uğradı.
Olacak şey değil! Şehit cenazelerinde maruz kaldığı onca protestoya rağmen Kılıçdaroğlu'na "üzerine git", "ortamı ger" aklını kim veriyor, bilemiyorum. Muhtemelen danışmanları ve çevresindekiler...
Oysa Kılıçdaroğlu'nun yapması gereken acılı insanların hassasiyetlerini kaşımak değil, başta şehit aileleri olmak üzere, tüm Türkiye'yi rahatsız eden söz ve eylemlerinden ötürü esaslı bir özeleştiri yapmak.
Tamam, ardı ardına bu kadar hata yapmak özel yetenek gerektirir, farkındayım. Ama Kılıçdaroğlu her açıklamasının yanlış anlaşıldığı iddiasındaysa bile kibrini bir yana koyup özür dilemeli.
Zira bu gidişat iyi değil. Her gün bir terör saldırıyla sarsıldığımız, canımızın yandığı şu günlerde Türkiye bir de muhalefet liderinin ve çevresindekilerinin fütursuzluklarını kaldıramaz. Emin olun ki bu tabloyu, Kılıçdaroğlu'nun cezaevinde ziyaret ettiğini söylediği terör örgütü üyeleri, provokatörler ellerini ovuşturarak izliyor.
Allah fırsat vermesin.

***

Ne kadar rezil olursanız o kadar iyi mi?
Ülkede üzerine gidecek onca gündem varken Fethullahçı trollerinin gazıyla, Belediye Başkanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapan bir siyasinin üniversite diplomasının peşine düşen muhalefet yine rezil oldu.
Gazetede okuyacaksınız, dün HDP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada şöyle deniliyordu:
"Başvurumuz üzerine, YSK tarafından iletilen noter onaylı diploma örneğini paylaşıyoruz." Ne olacak şimdi? Nasıl bakacaklar seçmenlerinin, okurlarının, seyircilerinin, öğrencilerinin yüzüne?
Dört koldan saldıran terör belasıyla uğraşan bir ülkenin enerjisini heba etmelerinin hesabını nasıl verecekler? Peki ya bizi el âleme güldürmelerinin, sırf gündem değiştirmek için attıkları iftiranın bedelini neyle ödeyecekler?
Bazılarının isimlerini, sıfatlarını anmaktan imtina etmeyelim, çünkü ayıpları büyük. Kılıçdaroğlu, Demirtaş, Sezgin Tanrıkulu, koca koca profesörler, gazeteciler, anchormanler, Sözcü'sü, BirGün'ü, Halk TV'si, Fox'u, Hürriyet'i, şuyu buyu... Ne kadar ayıp!

***

Fikret Orman ne yaptığının farkında mı?
Popçu Aylin Aslım, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın bir TV'deki sahur programında söylediği sözlere içerlemiş, dün Twitter'da söyleniyordu: "Öyle mi fikocum, tamam fikocum."
Peki, ne demişti Aslım'ın "fiko" dediği Orman?
"Namaz vücudun her şeyini çalıştırıyor. Çağdaş şeyde pilates diyorlar. Namaz pilatesten, oruç detokstan faydalı."
Aylin Hanım haksız mı şimdi Fikret Bey? Siz nasıl olur da yüzde 99'u pilatese ve detoksa "inanan" bir ülkede namazın, orucun faydalarından bahsedersiniz? Üstelik de ramazan ramazan. Bu düpedüz pilatesin ve detoksun manevi şahsiyetine hakarettir.