MELİH ALTINOK Sabah MELİH ALTINOK

Aldığın iki oy, verdiğinin haddi hesabı yok

Dost ve kardeş ülke bakanlarının üzerine vurucu özel timler gönderen, köpekler eşliğinde, azınlıktaki vatandaşlarını caddelerde at nallarıyla ezdiren Hollandalı liberaller seçimden birinci parti olarak çıktı.
Evet, Başbakan Rutte, seçimler öncesi ırkçı lider Wilders'la girdiği faşizm yarışının mükâfatını sandıkta aldı.
Ancak ülkede tablo vahim. Liberallerin ardından faşist Wilders ikinci, Hıristiyan Demokratlar da üçüncü parti olarak çıktılar.
Yani Hollanda'nın ilk üçü, artık yabancı düşmanı söylemler ve icraatlarla seçime girenlerde.
Sizce, liberteryen Rutte mutlu mu?
Peki ya, Müslüman kardeşlerine ateş açmaları için vurucu timi görevlendirerek, benim diyen İslamifobiğe taş çıkartan Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Abutalip mesut mu?
Üstelik karizmadan, krediden, insanlıktan yenilen onca bedele rağmen tek başlarına hükümet de kuramıyor liberaller.
Şimdi Hollanda'daki 400 bin Türk'e, diğer azınlıklara ve Müslümanlara, ülkede merkeze çektikleri, yükselttikleri faşizmi izah etsinler bakalım.
Tabii ki bir de yıllardır yakın işbirliği yürüttükleri Türkiye var...
Demek ki neymiş...
Faşizmle abad olunmazmış.

***

Fetullah bunu açıklasın!

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'ye finansman sağladıkları iddiasıyla, aralarında şirket yöneticilerinin de bulunduğu şüphelilere yönelik fezleke hazırladı.
Fezlekede, itiraflardan yola çıkılarak örgütün yapısına dair önemli bilgiler sıralanmış.
Sanırım en ilginci de din iman diyerek milleti kandıran bu sapkın çetenin lideri Gülen'in, örgüt elemanlarına verdiği taktikler.
"Yine tedbir için içki içilebilir, haram yenilebilir, hatta çok zor durumda kalınırsa haz alınmadan zina dahi yapılabilir. Bu da örgütün belli bir yeri ele geçirme, bir kuruma sızma ya da önemli birisini kafalamada kullandığı stratejilerdendir."
Her şeyi anladık. 15 Temmuz'da ülkeyi ABD'ye teslim etmek için 250 insanın canını alanlardan her şey beklenir. Ancak şu haz almadan yapılacak zina meselesi kafamızı kurcalıyor.
Öyle ya, haz almamak karar verince olan bir iş miymiş?
Evet, mevzu önemli ama bu kez siyaset açısından değil. Bilim ve insanlık açısından.
Bu yüzden Gülen haz almadan daha neler yapabildiği konusunda bilim dünyasını aydınlatmalı.
Hem Marquis de Sade'dan sonra edebiyat dünyası da renklenmiş olur.
Zira biz dün Twitter'da okurlarla çok kafa yorduk, kristallerimiz kaydı.

***

Niye bunlar Kemal Bey'e söylenmiyor, niye?

Kemal Bey uyku mahmuru ses tonuyla sormaya devam ediyor:
"Sayın Dışişleri Bakanımız Hollanda'ya gittiğinde Büyükelçimiz neredeydi? Niye bunlar halka söylenmiyor?"
Kemal Bey...
Üzülerek bildiririm ki, Dışişleri Bakanımız bugünlerde Hollanda'ya hiç gitmedi. Dolayısıyla büyükelçinin nerede olduğuna dair kimsenin bir açıklama yapmaması bundan kaynaklanıyor olabilir.
Ama suç Kemal Bey'de değil; olup biteni ona anlatmayan danışmalarında. Adam nereden bilsin?
Ah CHP ah!