MELİH ALTINOK Sabah MELİH ALTINOK

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım... Neden olmasın?

Başbakan Binali Yıldırım'ın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın partisine üye olduğu günkü samimi sevinci her görüşten vatandaşı etkiledi.
Zira o kadar önemli bir makamı, "düşülen yol" için bırakmanın her zaman böyle profesyonelce olamayacağını eski deneyimlerden biliyoruz.
Daha önce de yazmıştım ama "mülayimlik" Binali Beyin alametifarikası.
Yanılmıyorsam, kendisiyle Başbakan olduktan sonra tek bir kez bile karşılaşmadım, konuşmadım ama öncesini biliyorum.
Mesela, Erdoğan 2014'te Beştepe'ye çıktığında, adının "Ak Parti'nin yeni Genel Başkanı" olarak geçtiği günlerden...
O koltuk ve dahası Başbakanlık, Davutoğlu'na teslim edilince ne küsmüş ne de partiden soğumuştu.
Kendisini partisinin her seçim çalışmasında, mitinginde en önde gördük.
Ama nihayet, konuyla ilgili tek bir sitemine şahit olmadığımız o ayların ardından hak ettiği konuma geldi, Başbakan oldu.
Ve görev süresince, oturduğu makamı sonlandıracak hükümet modeli için canla başla çalıştıktan sonra bu günlere geldi.
Peki, bundan sonra ne yapacak Binali Bey? Öyle ya, daha genç, önü açık...
Herkes ona yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı gibi bir makamı uygun buluyor.
Ama bence kendisine yakışan, tıpkı Bakanlık ve Başkanlık döneminde olduğu gibi icracı koltuklardır.
Mesela önümüzdeki ilk yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak gösterilebilir Yıldırım!
İzmir deneyiminde de CHP'nin yanı sıra her kesimden oy alabileceğini kanıtladı.
Bu tercih İstanbul'a olduğu kadar, 16 Nisan'da kentte umduğunu bulamayan partiye de taze kan gibi çok çok iyi gelecektir.
Ne dersiniz?

***


Boşuna giydin yine o beyaz çorapları...

İktidara yakın medyadaki "Siyasal İslamcılarla" "diğer yazarlar" arasında süren tartışmaya her türlü muhalefete yakın medyanın ilgisi de sürüyor.
Buradan hatırlarsınız, Hürriyet'in yeni başkırosu da tercih yapmak zorunda kalırsa "Siyasal İslamcıları" tercih edeceğini söyleyerek güçlü olduklarını düşündüğü eski arkadaşlarının safına katılmıştı.
Erdoğan'ın Hindistan dönüşü tartışmaya dair söylediği "Tekkeye mürit aramıyoruz" sözleri üzerine Hürriyet'in ürkek müridinin ne yazdığına bir bakayım dedim.
Meğer düne kadar çok net olan enkıromenimizin kafası Erdoğan'ın açıklamalarının ardından karışıkmış.
Erdoğan'ın bu sözlerle "tam olarak hangi kesimi desteklediğini" idrak edememiş.
Şimdi "Uleyn yıllar sonra boşuna mı giydik şimdi biz o beyaz Milli Görüş çoraplarını" diye vesvese etmekle meşguldür.
Ama merak etmeyin, Erdoğan'ın ne dediğini anlayınca netleşir...
O da Hürriyet'in diğer müritleri de.

***


Silopi'de canımız yandı

Şırnak'ın Silopi ilçesinde zırhlı polis panzerinin bir eve çarparak girmesi sonucu, yataklarında uyuyan 6 ve 7 yaşlarındaki iki kardeş hayatlarını kaybetti.
Kazanın nedeni savcılık soruşturmasında belli olacak. Bizler de takipçisiyiz.
Allah acılarını düşünmekte bile zorlandığımız aileye sabır versin.