MELİH ALTINOK MELİH ALTINOK

Cenazemize de sahip çıkarız Soylu’ya da

HDP'li Aysel Tuğluk'un annesinin cenaze töreninde yaşananlar hepimizi üzdü.
Çünkü bu toprakların değişmez kırmızıçizgileri var.
Kavgada aile meze yapılmaz...
Eli bağlıya, cevap vermeyecek durumda olana laf söylenmez...
Ve cenaze görünce susulur, yol verilir ayağa kalkılır.
Yalnızca dinler öğütlemez ölüye saygıyı, insaniyet de dayatır.
İnsan büyüdükçe anlıyor, inanmadan yaşanmazmış ve ölüye saygı aslında yaşama, kendine inanmakmış.
Çok şükür medeniyetin ilk yeşerdiği bu coğrafyada yaşam devam ediyor hâlâ.
En güçlü kanıtı da ortada işte.
Üç beş meczup, faşist dışında ülke ayağa kalktı. Mevtanın kızı Aysel Tuğluk'un politik görüşü, yaptıkları, ettikleri unutuldu.
Cumhurbaşkanından tutun da muhalefet liderlerine kadar yaşananları kınamayan kalmadı.
Nitekim Aysel Tuğluk da "bu saldırıya karşı toplumdan tek ses halinde gelen lanetleme, kınama beni umutlandırdı" diyor.
***
Ancak daha önce çocuklarımızın ölülerini ayıranlar bu kez Hatun Tuğluk'un yaşlı ve cansız bedeni üzerinde tepiniyorlar.
Hiç de utanmaları yok.
Geleneğinin "önemli kişisi" Said Nursi'den sadece Kürt diye nefret eden, Alevi düşmanı sapkın Fetullah'ın ekibi mesela... Irkçılıklarını bilmiyormuşuz gibi, "Kürt diye, Ermeni diye, Alevi diye cenazeye saygısızlık ettiler" diye haykırıyorlar.
Ya da oğlu Ak Parti'de siyaset yapıyor diye rahmetli Fehime Eker'in mezarına bomba yerleştirip Bakan Mehdi Eker'e suikast yapmaya kalkan PKK'lılar, siyasi temsilcileri, sempatizanları... Sizce Hatun Tuğluk'un cenazesinin başına gelenlere "gerçekten ne kadar" üzülmüş olabilirler?
Peki ya, Uludere'de öldürülen çocuklara Kürtler diye "katır" diyen, zamanında ülkenin seçilmiş Başbakanına şöyle seslenen faşistlerin sözcüsüne ne buyrulur:
"Yatacak yerin yok, bilesin. Tükürmesinler diye mezar taşına, toma bekleyecek başında!"
Dün de oturmuş, "Namert" demiş Hatun Tuğluk'un ölüsüne saygısızlık edenlere...
Ölüye saygıdan bahseden, kindarlıktan dem vuran 'mert'e bakar mısınız lütfen!
***
Peki, sadece kötü oldukları için mi ölülerimizle çok uğraşıyorlar?
Elbette hayır.
Daha önce oryantalist batılıların emrinde bu halkın boynuna "pedofili," "ensest," "tecavüzcü" yaftası geçirmek için dişlerini tırnaklarına takmışlardı... Yapışmaz ama şimdi de "ölülere saldıran cinnet halinde bir halk" imajı çizmeye çalışıyorlar hepimiz için.
Bu yüzden de yüzlerce şehit verdiğimiz bir cinnet döneminin ardından ilaç gibi gelen... Toplumu delirten teröre karşı atağa kalkan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gibilere yükleniyorlar en çok.
Çünkü istismar edecekleri cenazeler azaldı.
Dün baktım, Soylu'nun olaylar sırasında karakolda bir şahısla çektirdiği fotoğraf üzerinden linçe başlamışlar.
Hrant'ın katili Ogün Samast'la fotoğraf çektirenlere gönderme yapıyorlar. Hatta Kılıçdaroğlu "Soylu istifa etsin" bile dedi.
İnanılır gibi değil! Bu sözler Tuğluk'un cenazesi sonrası anında olay yerine gidip süreci bizzat takip etmesi ancak alkışlanabilecek bir bakana söyleniyor.
Olan biteni Soylu'nun ağzından dinleyelim:
"Aysel Tuğluk ile görüşmek için karakola gittik. Kendisine başsağlığı dileyip 45 dk. görüştük... Heyetle birlikte 1 saat kadar olayların videosunu izledik. Yaklaşık 3.5 saat karakolda bulunduk. Bu esnada orada bulunduğumuzu bilen mahalle eşrafı karakolda bizimle fotoğraf çekilmek istedi ve ayrılırken birçok kişiyle fotoğraf çekildik. 48 kişinin ifadesi alındı ve ifadesi alınan bu şahıs da savcının talimatıyla ertesi gün gözaltına alındı ve halen gözaltındadır."
Ölümüze dirimize göz diken bu faşist simsarlara yüz vermeyin.