MELİH ALTINOK MELİH ALTINOK

Barzani’nin en eski rakibi Talabani’yi ölüm yendi

Barzani, aile hedefleri olan, "Kurulacak ilk Kürt devletine öncülük etme" idealindeki ısrarını sürdürüyor.
Bunun için 25 Eylül'deki "bağımsızlık referandumuyla" İsrail hariç tüm dünyayı karşısına almıştı...
Dün de 1 Kasım'da seçime gideceklerini açıkladı. Böylece merkezi Irak hükümetinin ve Türkiye gibi komşu ülkelerin masadaki askeri planlara daha çok eğilmelerine sebep oldu.
Barzani'nin "megali ideasına" yürüdüğünü yüksek sesle haykırdığı bu saatlerde ajanslara usul usul düşen "bir ölüm haberi" ise eminim pek çoğumuzu bir anlık suskunluğa gömdü...
Kürt siyasetini ve son gelişmeleri yakından takip edenlerin aklını eskilere götürdü.
Zira ölen, aynı hedefe sahip olduğu için Barzani'nin en eski rakibi konumundaki Celal Talabani'ydi.
***
Barzani ile Talabani'nin rekabeti çok eskilere dayanıyor ve yalnızca siyasi nedenleri yok.
Mesela bugün ayrı bir partisi olan Talabani, Barzanilerin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) içinden gelen bir isim.
Hatta kendisini siyaset sahnesine çıkartmak için yurtdışına eğitime yollayan da bizzat baba Mustafa Barzani. Barzani ailesinin Talabani üzerinde çok emeği var.
Ancak Talabani hareket içinde yükselince ayrılıp Kürdistan Yurtseverler Birliği'ni (KYB) kurdu.
Talabani'nin partisi, Barzanilerden farklı olarak sosyalist olacak ve aşiret çizgisinden uzak duracaktı.
"Çoğu zaman" öyle de oldu ve oğul Barzani döneminde de muhalefeti sürdürdü.
Ancak 1988'de, bölmek istedikleri Bağdat hükümetinin kimyasal silahlarla saldırıya geçmesi üzerine KYB de ağır bir darbe aldı.
Barzani'ye Türkiye sahip çıktı. Talabani'ye ise İran...
Ancak Talabani, Turgut Özal döneminde Türkiye ile ve Irak'ı işgal eden ABD ile de çok yakın ilişkiler kurdu. Bu diplomasi becerisi sayesinde de Saddam devrilince Irak'a cumhurbaşkanı oldu.
***
Talabani öldüğüne göre Barzani ile olan rekabette kimin kazandığı artık konuşulabilir.
Ancak kimin kazandığı kişiden kişiye göre değişir sanırım.
Zira Talabani bir dönem Irak'ın başına geçse de söylediği gibi "halkına bağımsız bir devlet" kuramadı.
Hatta Kürtler arasında yaygın kullanılan "caş" (hain) kelimesi, Talabani'ye sırf bu yüzden, ABD ile anlaşıp Irak'a Cumhurbaşkanı olduğu için yakıştırıldı. Barzaniciler Talabani'nin "Kürtleri sattığını" söylüyordu...
Barzani'nin de Kürtlere bu vaadini gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği meçhul. Ama Talabani'den daha büyük adımlar attığı kesin.
Kaldı ki dün baktım, Talabani'nin eşi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Politbüro Üyesi Hero Talabani de Barzani'yi yerden yere vurmaya devam ediyordu.
"O dönem gelişmeler ve olabilecekler üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan, siyasi partilere hiç danışılmadan direkt referandumun 25 Eylül'de yapılacağı kararı alındı. Halkımız bu inadın bedelini ödüyor."
Evet, bu rekabet nesiller boyu sürecek gibi... Karşısında ölüm bile çaresiz.
Ha bu arada, Barzani'nin medyası Talabani'nin ölümünü "Uğurlar olsun Mam (amca) Celal" diye duyurdu, onu da atlamayalım.